Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Çankırı Gazete
Bekir Yurt
Bekir Yurt

YOL

Dünyaya geldiğin andan itibaren yolcusun.

 

Niyetin de olupta bir türlü çıkılamayan yollarla örülü insan ömrü.

 

Denir ki;

“Uzak denilen önce içinde birikir insanın. Sonrası yalnızca yoldur.”

 

Aklımız ermeye başladığı andan itibaren planladığımız, çevremizdeki örneklere göre ilerlememiz gerektiğine inandırıldığımız yollarımız var.

 

Âşık Veysel’in dediği gibi; dünyaya geldiğimiz anda yürümeye başladığımız, menzile yetişmek için gece gündüz gittiğimiz uzun ince bir yol…

 

Gülü de çıkar karşımıza, dikeni de. Yanımızda güvenebileceğimiz bir yol arkadaşı varsa ne doyarız gülleri koklamaya, ne de dikenleri yeter canımızı acıtmaya…

 

Bildiğimiz, ister istemez gittiğimiz yolun yanı sıra bir de isteyip de gidemediğimiz yollar var. Hayalini kurduğumuz, “bir gün mutlaka” dediğimiz, herkesin hayatında bir kez de olsa “gidesi” gelen yollar…

 

Nereye, ne zaman olursa yalnızca gitmek… Küçük bir sahil kasabasında, herkesten, her şeyden uzak kalmak; yalnızca kendiyle baş başa, huzurlu, sakin bir hayat sürme fikri cazip geliyor kimine. Rutine bağlanmış kalabalık şehir kaosundan beslenir kimi de…

 

Yol’a çıkmaya cesaret edilemediği sürece yol’un sonuna varabilmekte mümkün değil.

 

Ucunda bazen can acıtan ayrılıklar, bazen vuslatla harman olmuş kavuşmalar;

dengeyi kurabilmek, şiddeti yenip, erdemli olmayı öncelikli kılabilmek.

 

“Seyahatin önündeki tek engel kapının eşiğidir.” Der; bir Bosna Atasözü

 

Sonunda geri dönmek olsa da, olmasa da yola çıkmak güzeldir aslında. Biraz değişiklik her zaman iyi gelir. Tebdil-i mekân, insanın hem ruhuna hem bedenine ferahlık verir. Mesele çıkılan yolun tadını çıkarmakta.

 

Yürüdüğü yolun hayatındaki anlamı hangisiyse, yolcu için yol ne ifade ediyorsa onu sonuna kadar yaşamalı kimine göre.

 

Yolun nerede başlayıp nereye gittiğini ve nerede biteceğini biliyor olmak değil midir ki işin özü ?

 

Niyeti istikametinde yola çıkmak, menzilden önce soluklandığın her duraktan heybeye ilave edilen kazanımlarla yola devam etmek kıymetli olan.

 

Yol değişir, yol arkadaşı değişir, fikirler değişir, duygular değişir.

Değişmeyen yolcudur, menzil bellidir.

 

Mevlana; “Bir yol varsa hakikate varan, bir yolcu lazım kendini arayan. Bir hancı varsa yolcuları ağırlayan, bir aşk lazım yola koyduran” diyor…

 

Nedeni Var!

Oluyorsa nedeni var.

Olmuyorsa da nedeni var.

Her şeyin bir nedeni var.

Fark etsek de, etmesek de,

Zaman zaman zor gelse de

Plan işliyor.

Hayat kendi yolunda ilerliyor.

Ara duraklar değişse de

İstikamet değişmiyor.

 

Sonlar, insanı hayata bağlayan yepyeni başlangıçlardır. Ve her bitiş, yeni bir başlangıçtır..

 

Güzel bir “Ömer Hayyam” sözüyle bitirelim o halde;

 

“Herkes gönlünce bir yol arıyor kendine. Ama bir gün, bir ses haykıracak göklerden: “Herkesin yolu kendine varır, arama başka yerde.”

 

Selam, Dua ve Muhabbetle…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız