Sözde ilimizin birçok tarihi ve doğal güzellikleri var. Sözde var olan bu güzelliklerin tanıtılmasında yada pazarlanmasında ise ciddi sıkıntılar var. Sözde 5 bin yıllık ve Hititlerden kaldığı söylenen, turizmin lokomotifi olarak kabul edilen Tuz mağarası için bile binlerce yıl sonra 2 yön levhası konulabildi. İlimizin bir birinden güzel tarihi ve turistik yerleri maalesef tanıtılamıyor yada tanıtılmıyor.
Sadece Tuz mağarası mı bundan nasibini alan. Anadolu’nun 4 ereninden biri kabul edilen Hacı Murad-ı Veli’de aynı şekilde. Sözde inanç turizmi deniliyor ama bir sanayi girişinde birde Eldivan Şabanözü karayolu üzerindeki grup yolunda levhası var. Her yerde ismi söylenen, Anadolu’nun 4 ereninden biri kabul edilen Hacı Murad-ı Veli’ye gitmek artık navigasyonun insafına kalmış durumda. Seydi köyündeki türbeye gitmek bu kadar zor olmamalı ama zor. Ne köyü işaret eden nede türbeyi işaret eden bir levha maalesef yok. Ama ne var, her 50 metrede koca koca ‘kurbanlık var’ tabelaları var. Vatandaşın her 50 metreye koyduğu kurbanlık satış levhasını maalesef devletin yetkili ve ilgili kurumları türbe için 1-2 km’ye bile koyamıyor.
Eldivan ilçemizde bulunan ve bana göre bir huzur ve dinlenme yeri olan Bülbül Pınarı’na gitmek daha kötü. Sanki kimse gitmesin diye hiçbir yön yada tanıtım levhası yok. Bakkala markete sora sora yolunu bulabiliyorsun. Mesire yerinin yolu da zaten savaştan çıkmış gibi delik deşik. 140 TL vererek içeri girdiğin Bülbül Pınarı bunca çektiğin cefaya değse de bunca vurdumduymazlık insanı üzüyor. Benim şehrim her şeyin en iyisine layık. Çankırı’mın çok güzel tarihi ve turistik yerleri var ama tanıtmadığımız için, tanıtamadığımız için Ankara’nın yanı başında öksüz bir şekilde kalıyor.













YORUMLAR