Anneler günü geleneği uzun geçmişe sahip bir gelenektir… Kimisi Antik Yunanlılara kadar dayandırır. Ancak küresel düzeyde etki bırakacak ilk kutlama ABD’de: Anna Jarvis’in kaybettiği kendi annesi için 1908 yılında başlattığı anma günü, 1914 yılında Kongre’nin onayıyla Amerika Birleşik Devletleri çapında yaygınlaştı. Anna Jarvis, bütün uğraşlarına rağmen kendi icadı olan anneler gününün dev bir ticari pazar oluşturmasına engel olamadı. Anna Jarvis’in, icadını yok etmek için servetini tüketince yoksul ve yalnız bir kadın olarak bu hayattan ayrıldığı kayıtlarda geçmektedir.
Nene Hatun, 93 Harbi sırasında Erzurum’da Aziziye savunmasına katılan, Rus işgaline karşı Erzurum’daki halk direnişinin simgesi hâline gelmiş olan Türk kadın kahramanıdır… 1955 yılında Türk Kadınlar Birliği tarafından Yılın Annesi seçilen Nene Hatun, Türkiye’de “Yılın Annesi” unvanı verilmiş ilk kadındır. Türkiye’de geleneğin başlangıcı da bu yıl kabul edilmektedir. Ve her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü Anneler Günü olarak kutlanmaktadır…
Anne, var olmanın başlangıç adımıdır… İlk buluşma, ilk tanışma, ilk iletişim, ilk sevgi, ilk beslenme… Bu ilklerle anneye nihayetsiz bir bağ kurulur, asla bitmeyen… Asla onun gibi ağlamaz kimse, onun kadar sevinemediği gibi… Yürektendir sevgisi, karşılıksız ve sınırsız… Boşuna demeyiz: “Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar” … “Ana gibi yar olmaz” … “Hiç unutulmayacak yüz anne yüzüdür” …
Kelimeler sınırlıdır, anneyi tarif etmeye ya da övmeye… Bir gün değil bin gün yetmez aslında, onu anmaya… Ne kadar gün varsa o kadar gün anneler günüdür, limitsiz ve kesintisiz… Sevinçler olsa da çoğu kez “çilekeş” bir ömürdür, annelerin ömrü… Kolay değildir anne olmak, sosyal anlamda ve tıbben… Kendi açısından tatlı ancak aslında zorlu bir süreçtir, annelik… Doğumdan büyümeye ve hayatını sürdürmeye varan, uzun ve meşakkatli bir süreç…
Tarifi zor bir güçlükle çocuklarını büyütür, gece ve gündüz demeden… Yedirir içirir, temizler giydirir, yılmadan ve yorulmadan… Bitmez bu tatlı çile, büyüse de çocuk… Evladı kaç yaşında olursa olsun, o hep çocuktur anne nezdinde… Okulunu, işini, eşini, aşını, onun çocuklarını düşünür; bitmez bir düşünce zinciri vardır, anne kalbinden çocuğuna doğru…
Kelime ve cümleler yetersiz kalır, anneyi anlatmaya… Tüm anneleri minnetle, şükranla ve dua ile yâd ediyoruz… Bugün bizleri ziyadesiyle hislendiren kaybettiğimiz kendi annemiz, şehit annesi, evlat acısına maruz kalan anne, çocuklarını tek başına büyütme mücadelesi veren anne, çocuklarının engelini büyük bir sabırla paylaşan anne ve (maalesef) hayırsız evlada maruz kalan mahzun anne…
“Anne Cennet kapılarının ortasında” ve “Cennet annelerin ayakları altında” ise gerek var mı başka söze? Tüm annelerin günü kutlu olsun!













YORUMLAR