Çok derinlere girmeden, Cumhuriyetten bu yana yakın tarihimizle bu güne kadar gelen garip memleketim Çankırı’yı anlatmaya çalışacağım. İstiklalin ve istikbalin kadim şehri olan Çankırım unutulan ve unutturulan bir şehirdir. Sadece seçim arefelerinde hatırlanan bu şehir ne yazık ki Ülkenin milli gelirinden en az payı alan bir şehirdir. Tüm iktidarlar döneminde bir çok söz verilmesine rağmen hiç bir gelişme kaydedememiştir. Devamlı komşu illere ve yurtdışına göç vererek kaderini başka yerlerde aramıştır. Son yıllarda biraz gelişme olsa da hala göç vermeye devam etmektedir. Tabi ki bu durumun altında yatan bir çok nedenler vardır. En önemlisi kendi kaderine küserek devletimizden hiç bir kalkınma talebinde Halk olarak bulunmamıştır .Hatta TBMM’den çıkan kanunlarda ilk pilot şehir olarak kullanılmaktadır. Türkiye’de borcuna en sadık illerin başında gelmektedir. Kadim şehrimden en önemli Demir yolu , Doğu Karadeniz’e geçmesi nedeniyle de önem arz etmesine rağmen bir gelişme olmamıştır. Son günlerde aldığımız habere göre, sınır komşumuz olan Çorum’a hızlı tren sözü verildi. Bu durumdan bu güne kadar ilimizde yöneticilik yapan devlet büyüklerimiz ve yerelde yönetime gelen biz siyasetçiler ve tüm Milletvekillerimiz sorumludur. Bu garip şehir her kesin bir konfor alanı olmuştur. Bu şehirde yaşayan bir birey olarak hangi kurumun kapısını çalarsak çalalım bir dizin yapıcı olmayan bürokrasi önümüze çıkarılıyor. Doğal olarak insanlarımız çözümü kendi yöntemleriyle kimseye zarar vermeden yapmaya çabalıyor. Tuzun başkenti olan bu çorak kokan kadim şehrim altında binlerce yılların tarihini omuzlarında taşımaktan yorulmuştur. Her karışını araştırsan belki de ikinci bir göbekli tepe olması büyük bir olasılıktır.
Bunca yılların yorgunluğunda Başkentimiz Ankara’nın gölgesinde hayatını sessiz sedasız sürdürmeye devam edecek gibi görünüyor. Bu istikbalin kadim ve burcu burcu yer altında yatan hazineleriyle yoluna devam eden garip memleketim ayağa kalkmayı bekliyor. Bir duyanımız ve bir işitenimiz olur inşallah. Bu şehrin insanının kaybetmesin en önemli etkenlerinden biride ben merkezli yaşamasıdır. Yaklaşık yirmi beş yıldır sivil toplum kuruluşlarının (STK) içinden gelen bir kardeşiniz olarak ,biz kavramını bu şehir öğrenememiştir. Daha çok eleştiri yapılacak konular var ama bu kadarı yeter diyorum. Bundan sonra bu şehrin yönetiminde görev alan başta biz siyasetçiler ve tüm STK’lar en önemlisi kendisi başka şehirlerde yaşayıpta kalbi Çankırı için atan iş insanlarımızı göreve davet ediyorum. Bu sessizliğimizde sesimizi duyanlara selam olsun .













YORUMLAR