Bugün 24 Temmuz ve sözde bizim bayramımız. Bir sürü tebrik ve kutlama mesajları yayınlanıyor ya da gönderiliyor.
Fakat unutulan bir şey var. Halkın haber alma özgürlüğü için mesai mefhumu gözetmeksizin emek harcayan ve alın teri akıtan bizler, maalesef bayramları pek bilmeyiz. Bir yandan mesleğimizi icra etme gayreti gösterirken bir yandan da evimizi geçindirme uğraşı veririz. Sözde mesai mefhumu yoktur ama aldığımız ücret asgari ücrettir. Bizden her şey istenir ama iş ücrete gelince ya işler kötü denir ya da işine gelirse denir.
Özellikle son yıllarda Anadolu’da yüzlerce gazete birleşti. Bu birleşmelerde en fazla zarar gören ise yine çalışan gazeteciler oldu. Yüzlercesi işsiz kaldı. Bu birleşmelerden patronlar karlı çıkarken işe devam edenler için ise değişen bir şey olmadı. Hayat pahalılığının her geçen gün artığı günümüzde basın çalışanları artık işlerini severek yapmak yerine bu asgari ücretle evini geçindirme derdine düştü. Her sene olduğu gibi bu senede basın bayramında birçok meslek gurubu içlerinde küreseli bile var, gazetecilerin özlük, sosyal haklar ve insanca yaşam koşullarının iyileştirilmesi konusunda açıklamalar yapıyor. Yapılan açıklamalar sonrasında dün bir şey değişmedi, bugünde değişmeyecek. Bu hayat şartlarında yarını görmemiz de zor, yani değişmeyeceği kesin.
Yani anlayacağınız bayram bizim neyimize.













YORUMLAR