Hastalıklar, hastane ve doktorlar için şöyle söyler: “Allah düşürmesin, yokluğunu da göstermesin!..”
Çankırı Devlet Hastanesinde sorunlar bitmez. Biri biterse diğeri başlar…
ÇDH eksiklerine rağmen arı gibi çalışıyor. Sadece personel değil hastalar da, hasta yakınları da oradan oraya koşuşturuyor. Aksu Mahallesindeki yıkılan eski Devlet Hastanesinden ders alınmamış olacak ki; özellikle erken saatlerde dar koridorlarda kilitlenen insan trafiğinde değil tekerlekli sandalye ile ilerlemek yürümek imkansızlaşıyor…
Bu arada yenilenen tuvaletlerin adeta göz kamaştırdığını atlamayalım. Temizlik personeli işini iyi yaparsa, hastalar da gözü gibi bakarsa sorun kalmayacak gibi.
Kan verme ünitesinde, ellerinde bant kalmaması gibi, Ultrason ünitesinde dijital sistem çalışmadığından hastaların yüksek sesle davet edilmesi de hoş değil. Ayrıntı gibi görülse de dikkat çekiyor.
Gelelim önemli konuya.
Kontrol tarihinizin çok yaklaştığını , ilaçlarınızın da bitmek üzere olduğunu geç fark edip randevu sistemine sarıldığınızda kutular size izin vermez. Sabah gün aydınlanmadan yola düşüp Devlet Hastanesinde sizin gibi hastaların oluşturduğu kağıda isminizi yazıp sekreteri beklemeye koyulursunuz. Sekreter kaydınızı oluşturursa şanslısınız. Sırada doktoru ve ekranda isminizin çıkmasını dört gözle beklemek var. Muayene sonrası istenen tahlilleri yerine getirme peşine düşersiniz. Buraya kadar sizden iyisi yok.
Bitmedi…
Sırada merakla beklediğiniz “sonuç” adı altında; tahlil sonuçları, hastalığınızın seyrini öğrenmek, tedavi için gerekiyorsa ilaç vb. yazdırarak derdinize derman bulmak geliyor.
Yine bilgisayar başına geçip randevu oluşturacaksınız. Mümkün değil!..
“Aradığınız klinikte alınabilir uygun randevu bulunamamıştır.” Buyurun buradan yakın!…
Ben ne yapacağım, yine sabah ezanı yollara mı düşeceğim?…
Yaşlısı var, yoksulu var, güçsüzü var, köyde, kasabada yaşayanı var. Var oğlu var… Hesapta hoş olmayan sürpriz ile karşılaşmak da var !. O gün doktor muayenesi olmayabilir. Bunu önceden bilme şansınız yok ki…
Tüm doktor randevuları için bunu söylemek haksızlık olur. Klinikten kliniğe, doktordan doktora fark ediyor. Örnek çocuk ve göz hastalıkları önü çekiyor.
Bu şartlarda randevu sisteminin oturması imkansız olduğu gibi koridorlar da yığılmadan kurtulmaz
Tepeden tırnağa tüm sağlık çalışanlarının istedikleri özlük hakları verilmemiş olabilir, idare ile sorun olabilir, parti ve sendika baskısı altında kalabilirler, ortamı beğenmeyip mutlu olmayabilirler, ancak hastaların da haklarının olduğu unutulmamalı.













YORUMLAR