Futbol sadece sahada 11 kişinin top koşturduğu bir oyun değildir; bir şehrin kimliği, heyecanı, en önemlisi de bir araya gelme vesilesidir. Çankırı Futbol Kulübü (FK) Başkanı Aybars Şentürk’ün ilk basın toplantısında kurduğu cümleler, tam da bu gerçeğin altını çiziyor. İki yıldır süren ve play-off yarı finaline kadar uzanan bir serüvenin ardından Başkan Şentürk, çok net bir vizyon ortaya koydu: “Bu Kulüp Artık Bütün Şehrin.”
Şentürk’ün açıklamalarında en dikkat çekici nokta, geçmiş iki sezondan çıkarılan derslerdi. İlk yıl üçüncülük, geçen yıl liderlik ama kapısından dönülen bir 3. Lig… Başkan bu süreci açık yüreklilikle bir tecrübe kazanımı olarak görüyor ve önümüzdeki dönemi “ustalık dönemi” ilan ediyor. Bu, “Ne yapacağımızı da ne yapmayacağımızı da çok iyi öğrendik” demektir ki, profesyonel yönetim anlayışında bu özeleştiri altın değerindedir.
Kamuoyunda sıkça dönen bütçe dedikodularına da şeffaf bir şekilde nokta koydu Şentürk. Kulübün kalıcı bir geliri olmadan, 60 milyon TL gibi doğru yönetilen bir bütçeyle, esnafa ve futbolcuya tek kuruş borç bırakılmamış olması takdire şayan. Demek ki sorun sadece para değil; parayı doğru ve ahlaklı yönetebilmek.
Ancak yazının ve toplantının asıl can damarı maddi konular değil, “idari ve sosyolojik” vizyondu. Çankırı FK, artık sadece 10 iş insanının ya da esnafın omuzlarında taşıyacağı bir yük olmaktan çıkıyor. Vali Hüseyin Çakırtaş’ın başkanlığında, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, ilçe belediye başkanları ve STK’ların katılımıyla kurulacak olan Divan Heyeti, bu kulübü kişilerin değil, “şehrin kulübü” yapma yolundaki en somut adımdır. Çankırı, sadece coğrafi sınırlarından ibaret bir yer değil; dünyanın dört bir yanına dağılmış ciddi bir Çankırılı nüfusu var. Kulübün bu potansiyeli harekete geçirme kararlılığı, vizyonun ne kadar geniş tutulduğunu gösteriyor.
Gelelim en kritik yere… Başkan Şentürk’ün yeni sezon mottosu: “Şehir Arkanda.”
Çok şık, çok güçlü bir slogan. Fakat bu sloganın hakkını vermek sadece yönetimin değil, bu şehirde yaşayan herkesin görevi. Başkanın şu uyarısı aslında kulaklarımıza küpe olmalı: “Tek endişem bizim birbirimize çelme atmak istememiz. Birbirimizle uğraşırsak diğer işlere odaklanamayız.”
Çankırı’nın spordaki en büyük hastalığı belki de budur; yapıcı eleştiri yerine, paçadan çekme kültürü. Para bulunur, hoca getirilir, transfer yapılır. Ama inanç ve birlik parayla satın alınamaz.
Aybars Şentürk, içimizden biri olarak, taraftar ruhuyla taşın altına elini değil gövdesini koymuş durumda. Sportif Direktör Süleyman Polat ile transfer komitesi de kolları sıvadığına göre, şimdi sıra bizde.
Eğer o özlenen 3. Lig kapısının açılmasını istiyorsak; eften püften sebepleri bir kenara bırakacağız. Dedikoduyu, köstek olmayı bırakıp bu takımın arkasında duracağız.
Yolun açık olsun Çankırı FK. Şimdi hep birlikte haykırma zamanı: Şehir Arkanda!













YORUMLAR