Çankırı’nın amiral gemisi tuz mağarası, diğer adı ile “Yeraltı Tuz Şehri”, gezginlerin gözdesi olmaya, bir gelenin bir daha gelmek için can attığı doğal zenginlik olmayı sürdürüyor.
Çankırı’nın son kurumsal konuğu Türk – Japon Kadınları Kültür ve Dostluk Derneği oldu.
Çankırı Turizm Derneği’nin koordinatörlüğünde, dernek başkanı Nusret Acar’ın rehberliğinde günü birlik ziyaretlerinde konuklar saatle yarışırcasına Çankırı’nın adeta altını üstüne getirdi.
Tuz mağarası ile başlayan , Taş Mescit ile devam eden, Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesini gezen konuklar, Uzunyol’un sonunda soluklanıp İmaret Kahvecisinde kahve içip Çankırı Gazoz’unu tattı. Çamaşırhane ve Müze ile devam eden gezide Çivitçioğlu ve Buğday Pazarı Medresesini görmeden olmazdı. Alpsarı göleti ardından konuklar Çankırı’dan ayrıldı.
Konuklara gezi ile düşüncelerini değerlendirmelerini istedik.
Bakın ne dediler:
“ÇOK HOŞUMUZA GİTTİ”
“Türk- Japon Kadınları Kültür ve Dostluk Derneği başkanıyım. İsmim Zeynep Erencan. 1969 yılında kurulmuş en eski Japon derneğiyiz. Buraya 41 kişi geldik. Çoğunluk üyelerimiz ve üyelerimizin arkadaşları. Daha önce SUMİTOMO Lastik Fabrikasını Japon ve Türk üyelerimizle gezmeye gelmiştik. Çankırı hakkında bir parça bilgimiz vardı. O zaman tuz mağarası bakımda olduğu için görememiştik. Bu defa özel turla Çankırılı dostlarımız ve Nusret (Acar) Beyin sayesinde çok güzel bir gezi yaptık. Hanımlar çok memnunlar. Yerel yiyeceklerden tatmış olmaktan mutluyuz. Çankırı’nın çeşitli yerlerini gezdik. Çok hoşumuza gitti. Bütün üyelerimiz; ‘Hiç görmediğimiz yerleri görüp, hiç bilmediğimiz bilgileri öğrendik, çok mutluyuz’ diye konuşuyor. Hemen hepsi çok güzel yerler. En çarpıcı yer ise tuz mağarası ve içindeki hava. Çok enteresan ve güzel. Radyo Müzesi de çok güzel. Beni ve birçok üyemizi çocukluğuna götürdü.”
“ÇANKIRI HAKKINI ALAMAMIŞ”
“İsmim Emine Oya Demirel. Rehberim. Çankırı’ya ilk defa geliyorum. Bu kadar derinlemesine gezmekten çok keyif aldım. Restore edilmiş Osmanlı evlerinin yanından geçiyorsunuz. Çok güzel… Taş Mescid çok güzel… Çamaşırhane, Etnografya Müzesi… Tuz mağarası inanılmaz güzel, temiz ve minarel havası var, çok etkileyiciydi. Astım hastalığım olduğu halde ciğerlerim rahatladı. Kapalı mekan olmasına rağmen hiç sıkıntı duymadan hızlı, hızlı yürüdüm. O mineraller, o tuzlar çok iyi geldi. Tuz mağarası, tek başına turist çekmek için hayati bir yer. Bana göre Çankırı, özellikle de tuz mağarası gerçekten değerini, hakkını alamamış yer.”
“ÇANKIRILI OLMAKTAN MUTLUYUM”
“Ben Çankırı’da doğup büyüdüm, Ankara’ya gelin gittim. Özkan ailesinin kızı olup Cafer Özkan’ın kız kardeşi, Çankırı milletvekillerinden Ahmet Özkan’ın kızıyım. İsmim Meltem Kısa. Fırsat buldukça Ankara’daki dostlarımı buraya getiriyorum. Daha önce Ankara Otizmliler Derneğini getirmiştim. Şimdi de Türk Japon Kadınları Kültür ve Dostluk Derneği hanımları ile Çankırı’da bir tur yaptık. Başlangıcımız tuz mağarasıydı. Daha önce hiçbiri gelmemiş. Çok güzel tanıtım oldu, çok mutlu oldular. Koç Otel ‘de Çankırı menülerimizi, coğrafi işaret almış; tutmaç çorbamızı, sarımsaklı etimizi, Hameyli tatlımızı, Çankırı pidemizi , tuzda pişmiş tavuğumuzu yedik. Çok memnun kaldılar. Alpsarı Gölet’inde de cevizli çöreğimizi, yaprak sarmamızı, un kurabiyemizi tattık. Taş Mescidi, oradaki yenileşmeyi çok beğendiler. Mevlevihane’de küçük bir Mevlevi dinletisi yaptık. Ferit Akalın Radyo İletişim Müzesini hayranlıkla izlediler. Gelen konukların yarısı Türk- Japon Elçiliğinden emekli , ya da çalışan insanlar. Japon kültürü ile yetişmişler. Türk kültürünün Çankırı’daki izlerini görmek istediler. O açıdan gezimiz çok verimli geçti. Çankırı’mızın misafirperverliğine hayran kaldılar. Çankırılı olarak ben de gururlandım. Çankırılı olmaktan mutluyum. Herkese teşekkür ederim.”
Biz de çok mutlu olduk. Yine bekleriz…







