Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Çankırı Gazete

Şehitlerimizi andık

Çankırı’da, 18 Mart Şehitler Günü anma programları yapıldı. Programlar kapsamında

Çankırı’da, 18 Mart Şehitler Günü anma programları yapıldı. Programlar kapsamında ilk olarak şehitlikte tören düzenlendi. Şehitlikte, dua ve kabir ziyaretleri gerçekleştirildi.

Şehitlikteki programın ardından anma programı Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapıldı.

Programa Vali M. Fırat Taşolar, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Salih Büyük, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, vali yardımcıları, İl Emniyet Müdürü Aytekin Canıtez, İl Jandarma Komutanı Kd. Albay Gülden Mat Şakir, İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Ulusoy, kurum müdürleri siyasi parti ve STK temsilcileri, şehit ve gazi aileleri, idareciler ve öğrenciler katıldı.

İstiklal Marşı’nın ardından Devlet Övünç Madalyası Tevcih töreni yapıldı. Bu kapsamda, Gazi Polis Memuru Bayram Genç (kendisine), Şehit Uzman Çavuş Ramazan Merzifonluoğlu adına Babası Ahmet Merzifonluoğlu, Şehit Asb. Üçbş. Yüksel Kaya adına oğlu Asilkan Kaya’ya Vali Taşolar tarafından madalyaları takdim edildi.

Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan şehit yakını Asilkan Kaya, “Tüm şehitlerimizi ve hayatını kaybeden gazilerimizi rahmetle anıyorum. 18 Mart Şehitler Günü, bu vatan uğruna canını vermiş kıymetli şehitlerimizin günüdür. Şehitlerimiz sayesinde şanlı bayrağımız dalgalanmaktadır. Şehit ve gazilerimiz sayesinde bu topraklarda huzur ve mutlulukla yaşamaktayız.” dedi.

Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Şehitlerimizi anmak için sadece 18 Martı beklememeliyiz. Dışarıya attığımız her adımda huzurla uyandığımız her günde semaya baktığımız zaman dalgalanan bayrağımızı her gördüğümüzde şehitlerimizi anmalı ve onlara minnetimizi dile getirmeliyiz. Zira onlar ki yalnızca bu vatan uğruna canlarını vermemiş, biz gibi geride bıraktıkları aileleriyle bu vatan uğruna herkesin yapamayacağı fedakarlıkları yapmışlardır. Bizzat kendim ailem ve şehit ailesi dostlarım hasebiyle geride kalanların neler yaşadığını ne zorluklara katlandıklarını çok iyi biliyorum. Biz ki babalarımızın şehit haberini aldığımız günden beri, ailelerimizle birlikte bambaşka hayatlara evrildik. Babam şehit düştüğünde ben 4 yaşındaydım. Haliyle pek fazla bir şey hatırlamıyorum. Babamla ilgili hatırladığım bildiğim her şeyi bana onu tanıyanlar anlattı. Herkes onun ne kadar güçlü, dürüst, cesur, edepli olduğunu anlattı. Elbette ki böyle bir adamın oğlu muazzam derecede gurur vermekle birlikte tüm bunların aksine üzücü olan en büyük nokta, kendi babam hakkında bildiğim her şeyi başkalarından öğrenmek oldu. Babama dair hatırladığım ilk anım onun defninden 1 gün sonraydı. O günden itibaren hepimize, üzülmememiz gerektiğini şehitlerimizin kahramanlıkları ve bunun ne demek olduğu anlatıldı. Elbette ki onların kahramanlıkları feda ettikleri tartışılmazdır.

Onlar, bu vatanın evlatları babasız kalmasın diye kendi çocuklarını babasız bırakarak, bu vatan uğruna en büyük fedakarlığı yapmışlardır. Ancak geçen 20 yılda teselli etmek için kimi zaman söylenegelen kahramanlık hikayelerinden daha fazlası olduğunu anladık. Onlar ki bir takım kahramanlık sıfatlarından daha fazlalarına layıklardır. Onlar bu vatan uğruna en çok yakışanı yapmışlardır. İşte bizde ailelerimiz olarak bu vatan uğruna en yakışanı yapmaya çalışıyoruz. Ömrüm boyunca ne kendi babamı, ne de diğer şehitlerimizi unutmadım. Attığım her adımda, onlara yakışır olmak için çabaladım. Hayatımın her alanında dürüst mert edebli olmaya eğitim hayatımda çalışkan olmaya iş hayatımda adil ve dürüst bir hukukçu olmaya çalıştım. Çünkü bize öğretilen ilk şey vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır. Bu bakımdan her zaman görevimi en iyi şekilde yapmaya her zaman dik durmaya çalıştık.

Her zaman dürüst olduk kimseye minnet etmedik. Hiç kimseden korkmadık, çekinmedik. Hiçbir zaman boynumuzu eğmedik. Çünkü arkamızda onları bıraktık. Vatan gibi onlardan güç aldık. İyi ki onlar var ki biz huzurla güvenle yaşayabiliyoruz. Devletimiz uğruna nice canlar verdik. Biliyoruz ki şehitlerimiz Allah katında ölü değillerdir, o katta makamların en üzerindedir. Öyle ki dünya makamlarının hiç birisi şehitlik makamına yaklaşamaz. Her ne kadar makamların en üstünde olsa da bizim gönlümüz hiçbir zaman şehit haberi almaya razı gelmedi. Umarım ki bundan sonraki süreçte daha fazla vatan evladını şehit vermeyerek devletimiz milletimiz mutlak ebedi olur.

Şüphesiz vatanımızın daimi, şehitlerimiz sayesinde olsa da bizim bu vatanda daimi olabilmek için yapmamız gereken görevimiz koşulsuz çalışmak ve zeki olmaktır. Ne için yaşarsan onunla gömülürsen diyerek çıkılan bu yolda şehit düşenlerimiz olursa da ne mutlu ki onlara. En büyük tesellimiz vatan sağ olsun.  Kahramanlar can verir yurdu yaşatmak için.”

Konuşmanın ardından Selahattin İnal Güzel Sanatlar Lisesi tarafından hazırlanan program beğeni topladı.

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız