Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Çankırı Gazete

“Okullarda güvenlik bir temenni değildir, devletin asli görevidir!”

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucunda, öğretmen ve öğrencilerin de aralarında bulunduğu 16 vatandaşın yaralanması sonrasında eğitim sendikaları yaşanan olaya tepki göstererek iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.

Dün iş bırakma eylemi yapan eğitim sendikaları ayrıca birer basın açıklaması yaptı.

Karatekin parkında Eğitim-Bir-Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-İş  sendikası tarafından ayrı ayrı yapılan basın açıklamalarında olaya tepki gösterildi. Açıklamalarda özellikle, okullardaki şiddet olaylarının artık münferit olmaktan çıktığı ve yaygın sorun haline geldiği ve bu konuda acil önlem alınması gerektiğinin de dile getirildi.

Dün ilk olarak Eğitim-Bir-Sen Çankırı 1 nolu sendika başkanlığı adına basın açıklamasını okuyan başkan yardımcısı Burak Çelik, “Eğitim, şiddeti ortadan kaldırılacak bir unsur olarak nitelendirilir iken; şiddetin, eğitimi tehdit ve tahdit eder boyuta ulaşması, bunun geleceğimizi tehlikeye sokacak boyuta doğru tırmanıyor olması, acil ve köklü çözüm bulmayı zaruri hâle getirmektedir” dedi.

Çelik ayrıca, “Aklı esenin, aklı kesenin ya da aklı başında olmayanın öğretmene, okul yöneticisine, eğitim çalışanına, öğrenciye şiddet uyguladığı, can güvenliğinin eğitim-öğretime galebe çaldığı bir zemine doğru hızla yol alıyoruz.

Eğitimciye şiddetin bireysel suç vakaları olmaktan çıkarak eğitim, aile ve toplum politikalarının köken sorgulanmasını gerektiren bir iş güvenliği sorununa dönüştüğünü üzülerek müşahede ediyoruz” dedi.

Çalik son olarak ise, “Yaşadığımız bu olay, eğitimciye, öğretmene karşı şiddetin son örneği olmalıdır. Eğitimciler her türlü şiddet ve saldırılar karşısında savunmasız, korumasız bırakılmamalı; yaptıkları işin onur, önem ve ağırlığına uygun hayat, çalışma ve güvenlik şartları sağlanmalıdır” dedi.

Bugünkü eğitimin çocuklara umut vermediğini ve gençlerin gelecek konusunda kaygılı olduğunu dile getirerek basın açıklamasına başlayan EĞitim-İş Sendikası Çankırı Şube Başkanı Murat Şamasas, “En güvenli olması gereken yerler olan okullar nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü?

Bilimin, aklın, aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar, nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerlere dönüştü?” dedi.

“Okullarda şiddet artıyor, önlem alınmazsa daha ağır sonuçlar yaşanacak!” diyen Şamasas, “Bugün öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünüyor. Bugün öğrenciler okula giderken sağ salim eve dönebilecek mi diye hesap yapıyor” dedi.

“Okullarda güvenlik bir temenni değildir, devletin asli görevidir!” diyen Şamasas, “Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri vitrin süsü değildir, hayati bir ihtiyaçtır! Öğretmenin ve öğrencinin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim bu sorumluluktan kaçamaz! Eğer bir öğretmenin, bir öğrencinin daha saçının teline zarar gelirse, bunun siyasi ve idari sorumluları bellidir!” dedi. Şamasas son olarak ise, “Yaşanan bu saldırı, Eğitim-İş olarak geçtiğimiz günlerde başlattığımız “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim İstiyoruz!” imza kampanyamızın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.”

“Öğretmeninin önünde ceket ilikleyen öğrencilerin bugün silahla okullara girip öğretmenlerine kurşun sıkabildiği bir noktaya geldik?” diyerek basın açıklamasına başlayan Türk Eğitim- Sen Çankırı Şubesi Başkanı Yüksel Yandım, “Eti senin, kemiği benim” anlayışından; öğretmeni tehdit eden, hatta fiziksel şiddet uygulayan, öğretmeni katleden veli ve öğrenci profiline nasıl ulaştık?” dedi.

Eğitim kurumlarının artık şiddet olayları ile anıldığını da aktaran Yandım, “Okullar öğrencilere bilgi kazandıran, onları geleceğe hazırlayan; eğitimcilerimizin huzur ve güven içinde görev yaptığı, toplumsal değerlerimizin yaşatıldığı kurumlardır. Ancak okulların şiddet olaylarıyla anılması, ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanması vazgeçilmez bir zorunluluktur” dedi.

Okullara güvenlik görevlisinin tahsis edilmesi gerektiğini ve şiddetin önlenmesi noktasında gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini belirten Yandım, “Disiplin yönetmelikleri yeniden gözden geçirilmelidir” dedi

“Şiddeti sıradanlaştıran yapımlar engellenmelidir” diyen Yandım “Toplumumuzda çocuklarımıza kötü örnek teşkil edecek her türlü dizi, film ve yayın içerikleri durdurulmalıdır. Yayınlar düzenli olarak titizlikle denetlenmelidir. Çocuklarımızın oynadığı oyunlar, youtube, tiktok gibi platformlardaki içerikler ile sanal medya da bu kapsamda değrelendirilmelidir. Çeteleşmeyi özendiren, mafyavari oluşumları teşvik eden ve şiddeti sıradanlaştıran  yapımların önüne geçilmelidir” dedi.

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız