İsrail’in idam kararlarına tepki ve 12 Nisan günü yola çıkan Özgürlük ve Sumud filosuna destek vermek amacıyla Çankırı İHH tarafından araç konvoyu ve akabinde basın açıklaması gerçekleştirildi.
Şehir merkezinde gerçekleştirilen araç konvoyu sonrasında basın açıklamasını okuyan İHH gönüllüsü Volkan Kavak, “İslam coğrafyalarında bugün büyük zulümlere şahitlik ediyoruz. İşgalci İsrail ve onun en büyük hamisi ABD tarafından yürütülen sistematik saldırganlık politikaları; Filistin’den Yemen’e, Lübnan’dan Suriye’ye ve son olarak İran’a uzanan geniş bir sahada telafisi imkansız acılara ve yıkımlara yol açıyor.
Filistin’de on yıllardır devam eden işgal ve abluka, özellikle 7 Ekim 2023 sonrası süreçte tam anlamıyla bir soykırıma dönüştü. Gazze Şeridi’nde çocuk, kadın ve yaşlı ayırt etmeksizin gerçekleştirilen katliamlar, uluslararası hukuku ve insanlık onurunu ayaklar altına almaktadır. Yine Batı Şeria’da yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve sivillere yönelik şiddet, Filistin halkının yaşama hakkını elinden almakta, tam anlamıyla bir haydutluk sergilenmektedir. Gazze’deki şehit sayısının resmi rakamların çok daha üzerinde olduğu, sayıları dâhi tespit edilemeyen on binlerce sivilin enkaz altında kaldığı ve açlığın bir silah olarak kullanıldığı acı bir gerçektir” dedi
İsrail’in idam kararlarına da tepki gösteren Kavak, “İdam kararlarının savcılık talebi olmaksızın, mahkemelerde basit çoğunlukla alınabilmesi ve af yollarının tamamen kapatılması, “hükmün” adalet için değil, bir halkı topyekûn imha etmek için verildiğinin açık kanıtıdır. Bu durum, hem medeni ve siyasi haklara İlişkin Uluslararası sözleşmelere hem de uluslararası teamüllere tamamen aykırıdır. İnsani hiç bir değeri gözetmeden ceza evlerinde tutuklu bulunan on binlerce kişiyi idam etme girişimi, caniliğin ta kendisidir.
İşgalci rejim, arkasına aldığı ABD başta olmak üzere küresel şer odaklarıyla birlikte coğrafyamızı topyekûn bir ateş çemberine sürüklemek istiyor. Kundaktaki bebekler, çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve siviller bombaların hedefi oluyor. Coğrafyamızdan her saat, her dakika acı haberler geliyor. Amaçları, coğrafyamızı parçalamak, halkları birbirine kırdırmak ve “Büyük İsrail” hayali uğruna Ortadoğu’yu bir kan gölüne çevirmek!
İşgalci rejim, sadece Filistin’in değil; Suriye’nin, Yemen’in, Lübnan’ın, İran’ın ve nihayetinde Anadolu’nun güvenliğine kastetmektedir. Bu saldırılar, can çekişen bir terör devletinin son çırpınışlarıdır.
Sadece Müslümanlar olarak değil, dünya çapında vicdan sahibi tüm insanlarla bir olarak direnmeliyiz. Geçen yıl Akdeniz’de destansı bir mücadele veren Sumud Filosu böyle bir ortak direnişti. Sumud filosu şimdi yine, yeniden harekete geçmek üzere. Dünya çapında devam eden bir boykot hareketi var. Boykotta daha kararlı ve yaygın bir çaba içinde olmalıyız. Her türlü iletişim aracını kullanarak, insanlara ulaşmalı, Siyonizm’e karşı bilinç oluşturmalıyız. Günden güne daha fazla saldırganlaşan işgalci ve soykırımcı çeteye teslim olmamalıyız” dedi
Kavak son olarak ise, “Kınama mesajlarını bırakın, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü için somut, caydırıcı, askeri ve ekonomik adımları derhal atın!
İşgal altındaki topraklarda süregelen gayri insani ve gayri hukuki tüm uygulamaların son bulması için siyasi, hukuki ve diplomatik tüm imkânlarınızı seferber edin. İnsan onurunu ve adil yargılanma hakkını hiçe sayan bu idam yasasına karşı derhal yaptırım uygulayın!
Coğrafyamızda ne bir Amerikan üssü ne de siyonist bir devlet görmek istemiyoruz. Bizim topraklarımızla ilgili ne Washinghton’un, ne Londra’nın ne de Tel Aviv’in en küçük bir tasarruf yetkisi ve hakkı yoktur! Ortadoğu’nun huzurunun anahtarı, işgalin tamamen sona ermesiyle mümkün olacaktır” dedi.



