Anahtar Parti İl Başkanı Av. Burak Ak yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyimizi görmek için SEGE 2017 ve SEGE 2025 sonuçlarına baktığımızda, Marmara-Ege-Akdeniz hattının üstünlüğünü koruduğu; Doğu ve Güneydoğu’nun ise hâlâ düşük kademelerde sıkıştığı açıkça görülmektedir ifadesini kullandı. Pandemi ve 6 Şubat depremleri, bölgesel kalkınma yapısını derinden sarstığını aktaran Ak, “Özellikle sanayi politikalarındaki hatalar ve terör nedeniyle batı şehirlerinde yoğun nüfus birikimi oluşmuş, Marmara’nın fiziki kapasitesi aşılmıştır. Bugün deprem riski, altyapı baskısı, hava kirliliği ve yaşam kalitesi düşüşü Türkiye’nin geleceğini tehdit etmektedir. Sanayinin Anadolu’da yeniden konumlandırılması; liman bağlantılı, yeşil-dijital dönüşümü destekleyen, iş gücü ve sosyal yaşam altyapısıyla bütünleşmiş yeni bir üretim ekosistemi kurulması zorunluluktur” dedi.
İl Başkanı Ak, açıklamasında şunları vurguladı: “SEGE verileri bize şunu söylüyor: Üretim, yatırım ve istihdam belli bölgelerde aşırı yoğunlaşırken, diğer bölgelerde kaynaklar atıl bırakılıyor. Bu durum gelir uçurumunu büyütüyor, kalkınmayı sürdürülemez kılıyor.
İlimiz, SEGE-2025’te TR82 bölgesinde üçüncü kademeye gerilemiş durumda. İç Anadolu-Karadeniz eşiğindeki Çankırı’nın erişilebilirlik ve sanayi ölçeği dezavantajlarının hâlâ çözülemediğini anlatıyor; TR82’nin üçüncü kademe oluşu, bölgesel politikalardaki eşitsizliğin göstergesi. Demiryolu-karayolu-lojistik halkalarının güçlendirilmesi ve KOBİ’lere seçici finansman olmadan, işçinin hayatı için gerekli ucuz konut ihtiyacı giderilmeden, ilgili imar yetersizlikleri çözülmeden, OSB-Çankırı ulaşım bağlantısı güçlendirilmeden, Çankırı’nın gençleri için nitelikli iş vaadi boş kalır; bu, yatırımın siyaseten adil dağıtılmasıyla mümkündür.”
Ak, çözüm önerilerini ise şu sözlerle paylaştı: “Yatırımlar ekonomik potansiyelin yanı sıra sosyal faydayı da gözetmeli. OSB’ler, tarıma dayalı ihtisas bölgeleri, turizm koridorları, mesleki eğitim, kadın-genç istihdamı, dijital erişim ve ulaşım ağları bölgesel farkları azaltacak temel alanlardır. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, sağlık-eğitim-kültür yatırımlarıyla desteklenmelidir.”


