Sofralarımızın vazgeçilmez besin maddelerinden ve yurdumuzda ekmek ten sonra en çok tüketilen hububat olan pirinç diğer adı ile çeltik, sofralara gelene kadar ekiminden hasadına kadar uzun ve zahmetli bir yol kat ediyor.
Suyun içerisinde yetişen çeltik, filizlenene kadar bir bebek gibi ilgi ve bakım istiyor.
Mayıs ayında başlayan çeltik maratonu, Eylül ayına kadar devam ediyor.
Eylül ayındaki hasattan sonra çeltik kabuğundan ayrılmak üzere Ilgaz çevresindeki il ve ilçelerde bulunan çeltik fabrikalarında işlemden geçirilerek kabuğundan ayrılıyor.
450 kg çeltikten yaklaşık 225 kg kabuk ve kırık pirinç elde ediliyor. Yarı yarıya fire veren çeltik, üreticisinin bir türlü yüzünü güldürmüyor.
Ilgaz’ın Devrez vadisi boyunca 4 köyde Çeltikbaşı, Yuvasaray, Sarmaşık ve Yerkuyu köylerinde 123 çiftçi 2.054 dekar alanda yöreye has sarı kılçık pirinç ekimi yapıyor.
Bir önceki sene ekilen alanlar bu sene nadasa bırakılarak toprak dinlendiriliyor. Üretici su sorununu aşmak için yetkililerden Kızlaryolu barajından ayda bir veya 2 defa su takviyesi istiyor. Üretilen yöreye has sarıkılçık pirincin fiyatının ise düşüklüğü en önemli sorunlar arasında ilk sırada yerini koruyor.
Tarım Orman İl Müdürlüğü verilerine göre bu sene Ilgaz’da verim dekarda 350 kg olarak tahmin edilirken, rekoltenin ise 719 ton olması öngörülüyor.
Öte yandan 4.305 Hektar alanda çeltik ekimi yapılan Çankırı’da Verim ise dekar başına 757 kg’dan 691 kg’a düşmüş. Üretim ise 31bin 653 tondan 29 bin769 tona düşerek Çankırı, çeltik üretiminde Türkiye sıralamasında basamak kaybederek bir alt sıraya yer alırken, üretim payı %3,52’den %2,92 ye düşerek Çankırı 6’ıncı sıradan 7’incı sıraya gerilemiş.



