İnşaatı duran 400 yataklı Devlet Hastanesi Çankırı’da geçen haftanın gündemindeydi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu aynı gün farklı saatlerde ziyaret ettikleri düşünülen Milletvekilleri: Pelin Yılık ve M. Emin Akbaşoğlu aynı gün sosyal medya hesaplarında ziyaretlerini fotoğraflı paylaştı.
Yılık “Sağlık Bakanımız Sn. Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nu ziyaret ederek, Çankırı’mızda yapımı süren 400 yataklı hastanemiz ve Çankırı İlimizin Kardiyoloji, Kalp Damar Cerrahisi, Yoğun Bakım yatak ihtiyaçları hakkında görüştük.
Memleketimin sağlık ile alakalı ihtiyaçlarının takipçisi olmaya devam edeceğiz” ifadesini kullanırken, Milletvekili M. Emin Akbaşoğlu ise “Sağlık Bakanımız Sayın Kemal Memişoğlu ile TBMM’de bir araya geldik. Sayın Bakanımıza nazik misafirperverlikleri için çok teşekkür ediyor, çalışmalarında üstün başarılar diliyorum” açıklamasında bulundu.
Haftanın son günü Vali Hüseyin Çakırtaş, hastane inşaat alanına yaptığı ziyareti Valilik sosyal medya hesabından şu ifadelerle paylaştı: “Sayın Valimiz Hüseyin Çakırtaş, yapımı devam eden yeni Çankırı Devlet Hastanesi inşaat alanında incelemelerde bulunarak yetkililerden çalışmaların son durumu hakkında detaylı bilgi aldı. İnceleme ziyaretine AK Parti İl Başkanı Sayın Koray Erdoğan, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Sayın Bahri Kılıç ve beraberindeki heyet de eşlik etti.”
Milletvekilleri Yılık ve Akbaşoğlu’nun Bakan Memişoğlu’nu ziyaretlerinde ve Vali Çakırtaş’ın inşaatı bir- bir buçuk yıldır duran, hiçbir çalışmanın olmadığı, sadece iki bekçinin nöbet tuttuğu hastane inşaat alanında yaptığı incelemelerle ilgili hastanenin akıbeti hakkında somut hiçbir ifadeye yer vermemeleri dikkat çekerken eksiklik olarak değerlendirildi.
Hastane inşaatı müteahhidi iflas edebilir, yurt dışına kaçmış olabilir, kayyum atanmış olabilir, Sağlık Bakanlığı para ödemesi yapamıyor olabilir, Bakanlık hastane inşaatına devam etmekten vaz geçmiş olabilir. Bunlar olabilir… Ancak inşaatın neden durduğu ve çözümü konusunda demokrasilerde halkın yetkililerin düşüncesini öğrenme hakkı var. Saklamak, sorumluluk duygusundan uzaklaşmak şüpheleri artırırken “Çankırı sahipsiz” fikri halkın kafasına kazındıkça kazınıp, umutsuzluk her geçen üzerine koyuyor.
Basın olarak kamu adına bizim yazmamız/sormamız yetkililerce umursanmıyor.
Hesap soracak; STK’lar “bana dokunmayan yılan bin yaşasın!” derdinde. Meslek odaları seçim telaşına düşmüş gözleri bir şey görmüyor. Muhalefet partilerinin kimi yol bulma peşinde kimi başını kuma sokmuş kimseyi görmeyip, kimsenin de kendilerini görmediğini zannediyor. Cumhur İttifakı’nın sıkı sıkıya bağlı bileşenleri iktidar olmanın keyfini çıkarmakta, kendilerinden başka kimseyi dinlememekte.
Altta kalan kimin umurunda…













YORUMLAR