Çankırı’da Yamuçlar yaya üst geçit tamamlandı, Dedeler Köprüsü yaya üst geçit montajı devam ediyor.
Yamuçlar yaya üst geçit için olumsuz yönde söylenmedik söz kalmadı. Eleştirenlerin aksine fiziki ortamı göz önüne alarak olumlu yönde savunanlar arasındaydım.
Aksaray Belediyesi’nin E-90 Karayolu üzerinde yapımı devam eden “Gazzeli Şehitler Yaya Üst Geçidi” haberini okuyunca şaşırdım.
Çankırı gazetesinde 12 Ağustos’ta manşetten verilen habere göre yaya üst geçidinde her şey düşünülmüş, yok yok!.. Çift taraflı asansör ve yürüyen merdiven, LED aydınlatma, güvenlik kameraları, yaklaşık 46 metre uzunluk, 6 metre genişlik. Sanırsınız ki uçak pisti ve araç geçişine göre düşünülmüş.
Bilindiği kadar Karayolları kendisine ait yola çivi çaktırmaz da Aksaray Belediyesi E-90 karayoluna nasıl yaya üst geçit yapıyor?.. Şimdiye kadar biz neden düşünmedik! Aksaray’ın belediye başkanı belediye başkanı da sorun bizim belediye başkanlarımızda mı yoksa Çankırı’ya bakan 15. Bölge Karayolları T.C.’ye değil de başka bir ülkeye mi bağlı?
Önemli olan Çankırı’ya ilki yaşatmak, Çankırı’yı örnek aldırmak. Yamuçlar yaya üst geçitte zorluklara rağmen de harikalar yaratılabilirdi. Bunun için istemek, bu konuda iyi yetişmiş, liyakat sahibi, yaratıcı mühendisler istihdam etmek yeterli.
Gece geç vakitte, uzun kış gecelerinde Yamuçlar yaya üst geçitte uzun yolu aşmak yürek ister… Her yer karanlık, in cin top oynarken yalnız başınızasınız… Başınıza iş gelse kendinizi nasıl savunacaksınız, nereye kaçacaksınız, , kendinizi üst geçitten aşağı mı atacaksınız, avazınız çıktığı kadar bağırsanız sesinizi kim duyar? Ortam aydınlık olup kameralar kayıtta olsa en azından suçlulara caydırıcı olur diye düşünüyorum.
Asansör ve yürüyen merdiven Çankırı için hayal veya lüks diyelim, kamera ve ışıklandırma zor mu, baştan düşünülemez miydi?..
Sözün özü, gelelim sadede…
“Çankırı sahipsiz” denildiğinde bize kızan bazı “şak…şak!”çılar, “ evet efendim!” ciler, “el bağlayanlar” oluşturdukları algı ile gerçeği bir süre gizleseler de eninde sonunda açığa çıkacağının bilincindeler.
Çankırı halkının ağzı da, dili de var ama korkudan konuşamıyor veya kapalı kapılar ardında o da sessiz… O kadar sessiz ki, insanı sağır ediyor.
Çankırı sahipsiz , geri kalmış il, diyoruz. Çankırı geri kalmıyor, yerinde de saymıyor geri geri gidiyor beyler, bayanlar geri… Öyle bir geri gidiş ki; yetişmek mümkün değil. Gelişmiş illeri örnek almaktan yorulduk, iyi örnek olmayı da beceremiyoruz.
İnsanın canı sıkıldığında “Çankırı bunu hak ediyor, müstahak!” diyenlerimiz olmuyor mu? Oluyor… Ancak, Çankırı bu kadarını hak etmiyor. Çankırı kaybedince sadece Çankırı’nın geleceği kaybolmuyor, aynı gemide olduğumuz ülke kaybediyor.












YORUMLAR