Gazetemizin bu günkü sayısında, emekli öğretmen, idareci, siyasetçi Ahmet Kurt’un zamanını değerlendirmek için edebiyat, kültür ve sanat dallarında Ankara – Çankırı arasında mekik dokuması yanında, topluma faydalı ve örnek olma yolunda gösterdiği fedakarlık haberini okuyacaksınız.
Emekli ve yaşlı kenti Çankırı’da, emekli, memur, işçi ve çiftçilerden parası kıt olanların bir bölümü zamanını mevsime göre YUNUS AVM’de veya Karatekin Parkı’nda geçirirken, parası olanlar kahve köşesi veya belediye sosyal tesisinde soluğu alıyor. Bu arada geçim derdi ile market market dolaşıp fiyat araştırması yaparak vakit öldürenleri de unutmayalım.
Emeklilerimiz yanında yetişkinlerimiz de haklı. Çankırı’da insanları eve kapanmaktan, yaşlıları ölümü beklemekten, çarşı pazar dolaşmaktan, körelmekten alıkoyacak sanatsal, kültürel, sosyal ve sportif etkinlik var da takip etmiyorlar mı?
Yok!.. Yok!..
Varsa da yetersiz ve cılız kalıyor, süreklilik göstermiyor. Olanlar da birkaç kişinin öncülüğünde el yordamı ile yürüyor. Basına yansıdığı kadarı ile ilk akla gelenler Çankırı Belediyesi kadınlara yönelik el sanatları kursu, 18 Vites Bisiklet Kulübü, veteranlar futbol kulüpleri, Çankırı Kültürünü Yaşatma Derneği…Unuttuğumuz olabilir
Soruyorum: Koro çalışmamız mı var, resim çalışmamız mı var, spor mu var?
Görünürde bir tek edebiyat derneği ÇAYASAD’ımız, Zafer Çarşısının küçük odasına sığınmak zorunda bırakıldı. Bu, seçilmiş ve atanmış karar vericilerimizin sanat, edebiyat ve spora düz mü, şaşı mı bakışının açık ifadesi değil de ne!..
Yıkılma ihale ilanı yayımlanan 100. Yıl Kültür Merkezi’nin yapımı için ne acıdır ki, iş insanı Namık Tanık’a muhtaç kaldık. İl Halk Kütüphanesini ilkokulun koridorlarına hapsettik, Atatürk Kültür Merkezi restoreden geçti ancak ses ve ışık düzeni berbat. Bu olumsuz şartlarda nasıl etkinlik yapar, Çankırı’nın sesini duyurur, halkın ufkunu açarsınız. Çankırı genel ifade ile geçmişini mumla arıyor…












YORUMLAR