Başlık aslında “Spor bu değil!..” olmalıydı. Diğer spor branşlarına fazla haksızlık etmemek için “Futbol bu değil!..” başlığını kullandık.
Dünyayı peşinden sürükleyen, başını döndüren futbol, Çankırı’da son iki hafta iyi sınav vermedi.
Önceki hafta Orta ilçesinde Orta Belediyespor ile Çerkeş Belediyespor arasında oynanan Çankırı Amatör Küme Futbol Ligi’nin son ve şampiyonu belirleyecek maçı, çıkan olaylar nedeniyle tamamlanamadan tatil edildi.
Önceki gün Çankırı Atatürk Stadında oynanan Bölgesel Amatör Lig maçında Çankırı FK ile Çubukspor arasında oynanan maç bitiminde tribünler ve saha karıştı, istenmeyen olaylar meydana geldi.
Futbol; seyir zevki yüksek, toplumu birbiri ile kaynaştıran, iletişim kurmalarını sağlayıp kardeşlik bağlarını güçlendiren, insanları, kurumları, ilçeleri, illeri, ülkeleri, kıtaları bir birine yakınlaştırıp, din, dil, ırk ayrım duvarlarını yıkan etkinlik olarak değerlendiriliyor.
Futbol maçlarındaki rekabet ve buna bağlı çıkan olayların aktörleri kulüp başkanlarından başlayıp teknik direktörlere, futbolculara, taraftarlara, hakemlere, mülki amirlere kadar uzanıyor.
Kulüp başkanları beyanatları ile ortamı gererken, teknik direktörler ; oyuna odaklanmayıp rakip futbolculara sataşır , peş peşe itirazlarla hakemlerle uğraşır, rakip taraftarlarla söz düellosuna girerse futbolcuları tahrik eder, olaylar patlar.
Hakemler… Futbolun içinden gelmeli, adil olup, oyunu iyi okuyup despot kararlar vererek futbolcuları germemeli, sonrada işin kolayına kaçıp maçı tatil etmemeli, arkasına bakmadan alıp başını giderken iyi izlenimler bırakmalı.
Futbolcular… Oyun içinde tatlı sertlikler olabilir. Ancak, kontrolü kaybedip rakip takım yedek kulübesine kadar koşar adım dalmak neyin nesi? Gol sevincini yaşamak hakkın, bunu git kendi taraftarınla paylaş. Senin rakip takım taraftarının karşısına geçip poz vererek çıldırtmaya hakkın var mı?
Taraftar… Bebeği ile maç izlemeye gelen bir annenin emzirme odası aradığına şahit olduk. Hiçbir ortamda kabul edilmesi mümkün değil ancak bayanların , çocukların bulunduğu ortamda küfürlü tezahüratın kabul edilmesi mümkün değil. Bu yapıldı mı ?.. Yapıldı. Nerede kaldı ahlâk, rafa kaldırılan kültür…
Maçta su şişeleri sahaya sağanak halinde yağdı. Sonuç değişti mi?.. Hayır!.. Futbolcun her engeli aşıp rakibin bileğini bükemediyse bunu hakemlere yüklemek neyin nesi!..Stadın kapanacağı, kulübün ceza alacağı hiç hesap edildi mi? Koltuk kırmaya kadar varan taşkınlık yapan rakip takımın taraftarlarının ellerinde Çubukspor bayrakları ile sahaya atlayıp Çankırı taraftarının içine dalmasını ancak uyuşturucu kullanan insan kılıklı kişiler yapar. Linç edilip ölüsünün Çubuğa gitmesi işten bile değildi.
Güvenlik güçleri… İşleri zor!… Rakip taraftarı serbest bırakıp kendi taraftarını germemeli, taraftarla itişip kakışmaktan kaçınmalı. Hiç hoş olmuyor…
İdarecilere gelince… Bir önceki iç saha maçında konuk ettiğimiz Sinopspor taraftarına sözümüz var mı? Yok!.. Elinde sonsuz imkan var. Rakip takım taraftarının istihbaratını yapıp, baktın sicilleri bozuk Çankırı sınırlarına dahi sokma!. Sokma!.. Alırsan da göstermelik küçük bir gruba müsaade et. Senden kim hesap soracak.
Kitap Günleri, çevre duvarı ve kapalı yüzme havuzu inşaatı nedeniyle Atatürk Stadı’nın dört bir tarafı açık, her yer taş ve sopalarla dolu. Çankırı küçük. Galeyana gelen Çankırı halkı önce stada, ardından rakip taraftar tribününe aksa hiçbir güç faciaya engel olamaz, ortalık kan gölüne dönerdi.
Günler önce hazırlığı yapılan maç şenlik havasında başladı, olaylarla bitti. Çevre duvarı üstlerine kadar insan dolu Atatürk Stadı sayılı günlerinden birini yaşarken, böylesine bir tribün olayına da ilk kez şahit olundu.
Yazımızı Atatürk’ün sözü ile bitirelim:
“Ben sporcunun zeki , çevik, aynı zamanda ahlâklısını severim”












Kalemine sağlık üsdatım.İnanki çok doğru konulara parmak bastın.Birkez daha teşekkür ederim.