Ülkemizde 1975 yılından beri 21 Mart, “Dünya Ormancılık Günü”; 21-26 Mart “Orman Haftası” olarak kutlanmakta.
Biyolojik açıdan en zengin ekosistem ormanlar, dünyadaki karaların üçte birini kaplamakta. Karalarda yaşayan bitki, hayvan ve böcek türlerinin yüzde 80’inden çoğuna ev sahipliği yapmakta. Biyoçeşitliliğin korunmasında, iklim değişiminin önlenmesinde ve temiz hava sağlanmasında çok önemli rolleri olan ormanlar insanlar için de yaşamsal önem taşır. Yaklaşık 1,5 milyar insan geçimini, barınmasını, yiyeceğini, yakıtını ve ilacını ormanlardan sağlamakta.
Ormancılık Haftası bu yıl ülke genelinde olduğu gibi ilimizde de “ Dünyanın Gücü “ sloganı ile kutlandı, diyemiyoruz. Gün ve hafta, Ramazan bayramı ertesi rehavete kapılmış olmalı ki, şehrimize uğramadı.
Geçen yıl kutladık, gelecek yıl da kutlarız, dikilen ağaçlar zaten yazın yanıp kül oluyor, kutlamaya gerek görülmedi anlaşılan. Hiç değilse fidan dağıtılmış olsaydı… Orman Fakültesi olan Çankırı Karatekin Üniversitesine haftayı es geçmek yakışmadı..
NEVRUZ
21 Mart Nevruz da bayramın arasında kaynayıp gitti.
Nevruz; Kuzey Yarımküre’de bulunan ülkelerde, özellikle Türkçe ve Farsça konuşan topluluklar arasında yaygın olarak kutlanır. Farsça nev ve ruz kelimelerinden gelen Nevruz, ülkemizde Nevruz-i Sultan, Sultan Nevruz, Navrız, Newroz, Noruz, Mart Dokuzu, Gün Dönümü, Yılsırtı, Yumurta Bayramı gibi adlarla anılmaktadır. Yeni gün anlamına gelen ve bahar bayramı olarak da bilinen Nevruz, pek çok toplum için bir yılbaşı niteliği taşımaktadır. Nevruzun başlangıç tarihi Miladi takvime göre 21 Mart’tır.
Yıllarca Çankırı Karatekin Üniversitesi’nin Ballıca Kampüsündeki Nevruz kutlamalarının tadı damağımızda. .
Her ikisi de bayram sonu veya hiç olmazsa mesajla olsun kutlanabilir, halka “yıkılmadık ayaktayız!” mesajı verilebilirdi. Ölü taklidi yapmanın âlemi yok!.. Siz unutursunuz ama kalem unutmaz…
TALAN!..
Depreme dayanıksız diye terk edilen 100 Yıl Kültür Merkezi, son haftalarda hareketli günler yaşıyor. Kültür Merkezinin geleceği ile ilgili kulaktan duyduklarımızla sınırlı haber yapmıştık. Yıkılıp bina mı yapılacak, yerine otopark, meydan mı yapılacak? Bunları bilmek halkın hakkı. Yolu gözlenen resmi açıklama yapılmadan yıkım hazırlıkları başladı bile…
Bir gün resmi, diğer gün sivil plakalı; traktör, kamyonet, minibüs vb araçlara farklı kişiler tarafından radyatör ve kapılar yükleniyor, bir başka gün kereste naklediliyor, bir bakıyorsunuz asansör üst katlardan bir şeyler indiriyor… Sanırsınız ki, bina talan ediliyor.
Bina içinin boşaltılmasının müteahhit marifeti ile değil de devletin kendi imkanları ile yaptığını anlamak için kâhin olmaya gerek yok. Binanın yıkımı nasıl ve kim (özel, devlet) tarafından yapılacak merakla bekleniyor. Zincircioğlu Un Fabrikası’nın yıkım esnasında nasıl takla atıp, deprem korkusu yarattığı hâlâ hafızalarda.












YORUMLAR