Hobi, insanların boş zamanlarında keyif alarak yaptıkları, stres attıkları, kendilerini geliştirdikleri, yaratıcılıklarını keşfettikleri, yeni şeyler ve yeni dostluklar edindikleri aktiviteler.
Popüler aktiviteler arasında el sanatlarını, el sanatları içinde ahşap oyma ve filografiyi sayabiliriz.
Şehrimizde VakıfBank Çankırı Şubesi karşısında; berberi, yorgancısı , terzisi, ayakkabı tamircisi ile oluşan, ahilik geleneğinden gelen dostluk ve komşuluk ilişkilerinin yaşatıldığı otantik ortamda açtığı atölyede mesai saatleri dışında filografi sanatını tanıtıp, verdiği kurslarla sanatın geniş çevrelerce benimsenip yayılmasını, gelecek nesillere aktarılmasını sağlama gayreti içinde bulduğumuz M. Fahri Yapıcıoğlu’nu, okuyucularımıza yakından tanıtıp, filografi olur, müzik olur, resim olur bir hobi edinmelerine yardımcı olacağımızı düşündük.
Atölyesinde ziyaret ettiğimiz, on parmağında on hüner olan Yapıcıoğlu’nun , filografiye nasıl başladığını onun ağzından dinleyelim:
“Çocukluktan beri el sanatlarına karşı ilgim hep vardı. 90’lı yıllarda günümüzde reklamcıların yaptığı, o dönemdeki ismi ile tabelacılar, dükkanların camlarına boya yardımı ile fırçalarla yazılar yazardı. Böyle bir çalışma ile karşılaştığımda o tabelacının yaptıklarını dakikalarca hayranlıkla izler, öğrenmeye çalışırdım. Sonra imkansızlıklar içinde bir şekilde fırça boya bulduğumda o tabelacının yaptıklarını taklit ederek yazılar yazmaya çalışırdım. 1997-98 yıllarında yaz tatilinde Kilis’te bir fotoğrafçıda çırak olarak çalışıyordum. Ustamdan izin alarak hem dükkanın stüdyo kısmında bulunan aynaya “HOŞGELDİNİZ!..” yazısını yazdım hem de dikdörtgen şeklinde bir cam parçasına dükkanımızın adı olan “FOTO EMRE” yazısını yazdım. El sanatları ile ilgili ilk kayda değer tecrübem bu şekilde oluştu.
Tabii ki içimdeki heves devam ediyordu. Ankara’da üniversitede öğrencilik yıllarımda bir ortaokul öğrencisinin elinde ahşap raf çalışması gördüm. Öğrenciden ‘bunun ne olduğunu, nasıl yapıldığını?’ öğrenmeye çalıştım. Okulda, iş teknik dersinde yaptıklarını, kavak kontra ve kıl testere kullandıklarını anlattı. Hemen Ankara Ulus’a giderek malzemeleri satın aldım ve aynı raftan ben de yaptım. Daha sonra raf dışında neler yapabileceğimi düşündüm. Maket ev ve bazı karikatür figürlerini de kıl testere ile keserek kendimi geliştirip, biraz daha süreci devam ettirdim. Daha sonra ‘ben bu işi biraz daha profesyonel yapmam lazım’ diye düşündüm. Bununla ilgili eğitim, yardım, destek almam gerektiğini düşünerek arayışa geçtim. Bu arayışlarda yol beni Ankara Ulus’ta bulunan tarihi Suluhan’a getirdi. Orada ahşap ve kıl testere ile ilgili çalışma göremedim ama başta da dediğim gibi el sanatlarına olan ilgim o kadar sınırsızdı ki, gözüm çivi ve tellerle yapılan el sanatlarına, filografiye takıldı.
“NURCANLI SANAT EVİ”
Ulus’ta tarihi Suluhan’da karı- koca çok tatlı iki hoca (Mehmet Hoca ve Nurcan Hoca) bana ‘ahşap yok ama bu iş de çok keyifli ‘diyerek filografiyi gösterip kurs verebileceklerini belirttiler. Aile sıcaklığında, otantik, çok huzurlu bir ortamdı. Hemen malzemeleri alarak çalışmalara başladım. Çivi ve tellerle yapılan bu sanatın adının “FİLOGRAFİ” olduğunu öğrendim ve cumartesi günlerimi bu işe ayırarak 2 yıl boyunca kıymetli hocalarımdan çok şey öğrendim. Onlarca tablo yaptım, siparişler aldım. Kursiyer arkadaşlarla aile ortamımız daha da pekişti. Hocalarımız bizlerle sadece bilgi ve tecrübelerini paylaşmadı aynı zamanda çaylarını, sohbetlerini, yemeklerini paylaştı. Bunlar yetmezmiş gibi bu yüce gönüllü insanlar çok zor şartlarda Ankara’da açtıkları sergilerde kursiyerlerine ait tabloları da sergilemekten imtina etmediler. Mehmet Hoca ve Nurcan Hocamız sayesinde filografi konusunda bayağı yol aldım. Hocalarımızın tarihi Suluhan’da bize sundukları ortam ve ambiyansı ben de Çankırı’da yaşatmak istedim ve bu atölyeyi hobi amaçlı açtım. Açılışta komşularımın büyük desteğini gördüm. Dostluğumuz devam eden komşularım sayesinde çok da güzel oldu, bayağı ilgi gördü. Böylece bir hayalimi daha gerçekleştirmiş oldum. Burada hem hobi amaçlı ahşap kesme veya filografi tabloları yapma yanında sipariş olması durumunda talepleri karşılamaya çalışıyor, hem de bu ortamı yaşamak isteyen, filografi öğrenmek isteyenlere yardımcı olmaya çalışıyorum.”
FİLOGRAFİ SANATI NEDİR?
Filografi, tasarlanmış bir motif ya da desenin, ahşap malzeme üzerine çiviyle çakılması ve arasından çeşitli renklerde iplik veya teller geçirilmesi ile oluşturulan, farklı motif ve desenlerin ortaya çıkarılmasını sağlayan bir el sanatıdır. Orta Doğu‘da doğmuş ve Avrupa‘dan Uzak Doğu‘ya kadar yayılmış ancak yapımının zor olduğu düşüncesiyle yok olmaya yüz tutmuştur. Filografide, belirli örgü teknikleri kullanılarak hat yazıları, simetrik desenler, amblemler, çiçekler ve çizgi film karakterleri panolar hâlinde meydana getirilebilmektedir.







