Çankırı’nın bilinen en ünlü seyyar dondurmacısı “Eşekli Dondurmacı” olarak hafızalarda yer eden Tahsin Koyuncu. Yaşar Akbaş, diğer namı ile “Yaşar Amca” ise üç tekerlekli arabası ile sokak sokak dolaşan Çankırı’nın son seyyar dondurmacısı oldu.
Günümüzde şehirlerin büyümesi, motorlu araçların ön plana çıkması ile dondurma satışı da hafif ticari araçlarda satılır oldu.
Murat Yılmaztürk, tanınan ismi ile “Dondurmacı Hoca” sıcak havaların yüzünü göstermesi ile aracı ile yollara düştü. Dondurma satışı yanında kışın direksiyon hocalığı yaptığından bu isimle anılan Dondurmacı Hoca, söze kendisini tanıtarak başladı. “Bu işi yaklaşık 10 yılın üzerinde yapıyorum. Daha önce köylerde seyyar dondurmacılık yapıyordum. Ürün kalitesine gönlümüz razı olmadığı, insanımıza daha iyi hizmet verebilmek için son iki yıldır eski Maltepe Dershanesi karşısında kendi imalatımıza geçtik.”
Dondurma sessiz satılır mı? Satılmaz !.. Özellikle genç ve orta yaşlıların hafızasında yer eden Hababam Sınıfı filminin müziğine kendi sesini ekleyerek yayımlayan çocukların yolunu gözlediği Dondurmacı Hoca, anıları tazelerken müşterilerinde dondurma alma isteği uyandırıyor, çünkü onu seviyorlar, kendi evlatları gibi ona güveniyorlar.
Bu yıl dondurma işinden umutlu olduğunu vurgulayan Dondurmacı Hoca, “Mevsim güzel seyrediyor. Yazın sıcak geçeceğine ümidimiz var. Tabii bunlar hep Allah’ın takdiridir. Nasibimizde ne yazıldıysa onu göreceğiz.” dedi.
Dondurmanın insanlarda uyandırdığı duygu hakkında Dondurmacı Hoca, “Büyüklerimizin içinde hiç büyümeyen bir çocuk var, onlar da dondurmayı seviyor. Çocuklar zaten bu işin aşinası.” diyerek sözlerine şöyle devam ediyor “Sadesinden kakaolusuna, karamellisine kadar yaklaşık 30 çeşit dondurma imalat ve satışı yapıyoruz. Dondurma yanında elimizden geldiği kadar güler yüzümüzü sunuyor, vatandaşımızın takdirine layık olmaya çalışıyor, onlara hizmet etmekten memnuniyet duyuyoruz.”
Çarşı içinde insanları rahatsız etmemek için şehrin daha çok kenar mahallelerine ve köylere giderek dondurmaya ulaşamayan çocuklara ulaşmaya çalışan dondurmacı Hoca, “Bu işi yaparken tek hedefimiz para değil, daha çok mutluluk dağıtmak. Biz paranın bolluğuna değil, bereketine inanan insanız. O yüzden mümkün olduğu kadar böyle ilerlemeye çalışıyoruz.” diye çalışma prensibini aktarıyor.
Müşteri profili hakkındaki sorumuza Dondurmacı Hoca “Günümüz ekonomisindeki zor şartlara rağmen yardım sevenler çoğalıyor. Gönlü geniş çok insanımız var. Günümüzde yardımlaşma biraz modaya, reklama dönmesine rağmen reklamdan kaçınıp, isimlerini gizliyorlar. Hepsinden Allah razı olsun, sayıları çoğalsın istiyoruz.”
Dondurmacı Hoca bu konuda bir anısını şöyle aktarıyor: “Köyün birinde bir yaşlı teyze geldi, hasta olduğundan dondurma yiyemediğini, insanları mutlu etmesini çok sevdiğini söyledi, ‘Benim dondurma dağıtmama yardım eder misin?’ dedi. Daha sonra köy muhtarından öğrendiğime göre yaşlılık maaşıyla geçiniyormuş. Bu teyzenin verdiği 100 liraya karşılık köye verdiği paranın 20-30 misli dondurma dağıttık. Onun gözünden akan mutluluk yaşları hiç unutamadığım bir anımdır. İnsanları mutlu etmenin hoşlarına giden insanları gördükçe bizim daha çok hoşumuza gidiyor, mutluluğumuz katlanıyor. Her şey para değil!”
Cömert, güler yüzlü, anlayışlı ve bir o kadar da hoş sohbet Dondurmacı Hoca’nın yolunu bekleyenler olduğundan, onları daha fazla bekletmemek için görüşmeyi kesip müşterilerine uğurladık, tabii ki “Hababam Sınıfı” eşliğinde.


