Çankırı Barosu Başkanı Mustafa Deniz, 5 Nisan Avukatlar günü münasebeti ile dün saat 13.00’de Atatürk Anıtı’na çelenk koyarak basın açıklamasında bulundu.
Deniz’in çelenk sunumunun ardından saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu.
Daha sonra meslektaşlarına hitaben konuşma yapan Deniz, yargının kurucu unsurlarından olan savunmanın temsilcisi avukatların; aynı zamanda mülkün temeli olan adalet arayışının rehberi, hak ve özgürlüklerin sözcüsü, hukukun üstünlüğü mücadelesinin öncüsü olduğunu belirtti.
HİZMETLERİN KALİTESİNİ OLUMSUZ ETKİLEDİ
Deniz, avukatların bağımsız ve güçlü savunma makamı, hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olduğunun altını çizerek şunları söyledi:
“Avukat, bireyin haklarını temsil ederken hukukun üstünlüğünün, adaletin ve demokratik toplum düzeninin korunması için kurucu bir rol üstlenir. Savunmanın zayıflaması, doğrudan doğruya yurttaşların adalete erişim haklarını ve hak arama özgürlüğünü zedelemekte. Güçlü bir savunma olmadan adil yargılanma hakkının etkin şekilde kullanılabilmesi mümkün değil. Son dönemlere kadar plansız bir biçimde açılan hukuk fakülteleri ve kontrolsüz kontenjan artışları, hukuk mesleklerinin niteliğini ve adalet hizmetlerinin kalitesini olumsuz etkiledi. Bu durum mesleğe girişten staj sürecine, mesleğin icrasından sosyoekonomik koşullara kadar birçok alanda yapısal sorunları da beraberinde getirdi. Bu kapsamda; hukuk fakültelerinin ikinci öğretimlerinin kapatılması, adalet meslek yüksek okullarının dikey geçişinin engellenmesi, üniversiteye girişte uygulanan başarı puanı sınırlamasının kısmen yükseltilmesi ve kontenjanların bir nebze azaltılmasına yönelik son dönem politikalarını desteklemekle birlikte, bu politikanın devamı olacak şekilde kontenjanların aynı şekilde vakıf üniversitelerinde de azaltılması ve başarı puanı sıralamasının 75.000’e yükseltilmesi ve hukuk eğitiminde kalite standartlarını belirterek akreditasyon uygulamasına geçilmesi gerektiğini önemle çizmek istiyoruz. Orta vadede olumlu yansımaları görülecek olan bu uygulamaların yanında, aynı zamanda bir taahhüt belgesi olan Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde de yer alan stajyer avukatlarımızın nitelikli eğitim ve ekonomik hakları, kamu avukatlarının özlük hakları, serbest avukatların sosyoekonomik hakları güvence altına alınmasına dönük adımların bir an önce atılması gerektiğini tekrar hatırlatmak isteriz.”
HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ZEDELEMEKTE
Avukata dönük şiddet vakaları her geçen gün daha da artmakta olduğu dile getiren Deniz şunları belirtti:
“Geride bıraktığımız bir yıl içerisinde avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle karşı karşıya kaldığı hukuki ve idari baskılara, fiziksel ve sözlü saldırılara yenileri eklendi. 7 Ocak 2026’da meslektaşımız Avukat Zekeriya Polat yalnızca görevini yaptığı için iş yerinde silahlı saldırıya uğradı ve katledildi. Bu saldırılar yalnızca avukatların mesleki alanına ilişkin değil. Savunmanın zayıflaması doğrudan doğruya yurttaşın adalete erişim hakkını ve hak arama özgürlüğünü zedelemekte. Güçlü bir savunma olmadan adil yargılanma hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesi mümkün değil. Bu nedenle avukatların mesleklerini bağımsız, özgür ve güvenli bir şekilde icra edebilmeleri için gerekli tüm koşulların sağlanmasının zorunlu olduğunu bir kez daha ifade ediyor, yetkilileri Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni ülkemiz adına imzalayarak hayata geçirmek konusunda çalışma yapmaya davet ediyoruz” diye konuştu.
AĞIR BASKI YARATMAKTA
Deniz, üç saçayağından birini oluşturdukları yargı sisteminin sorunlarını mesleki sorunlardan bağımsız düşünmeleri gerektiğini vurgulayarak “Hukuka olan güveni azaltan uygulamalardan avukatlık mesleği de doğrudan etkilenmekte. Bu çerçevede hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığını ve insan haklarını korumakla görevlendirilen kurumlar olarak bazı olumsuz uygulamaların yargı sistemimizde yarattığı ağır tahribatın altını çizmeyi de sorumluluğumuz olarak görmekteyiz. Bu kapsamda; en son ve istisnai olarak uygulanması gereken tutuklama tedbirinin bazı yargısal süreçlerde hukuka aykırı ve ölçüsüz şekilde uygulanması kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını zedelediği gibi, ifade özgürlüğü üzerinde de ağır baskı yaratmakta. Birtakım Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının yerine getirilmemesi anayasal devlet, anayasal demokrasi anlayışına telafisi imkansız zararlar vermekte. Avukatların mesleki faaliyetlerinin yargılamaya konu edildiği düşüncesi yaratan uygulamalar savunma makamı üzerinde baskı yaratmakta ve adil yargılanma hakkını ihlal etmekte. Bu tür olumsuz uygulamaları, kronik sorunumuz olan yargısal süreçlerin geç işlemesi gerçekliğimizle birleştirdiğimizde yurttaşlarımızın hukuka olan güveni zedelenmekte. Bizler yurttaşlarımıza olan sorumluluğumuzun gereği yargısal süreçlerde yaşanan sorunların yine yargı mekanizması içerisinde çözüleceğine inanıyor ve bunun için mücadele ediyoruz. Hukuki bilgi ve tecrübelerimizi tahsis ettiğimiz adalet hizmetlerinin ülkenin huzuru, refahı ve gelişimi için işlemesi gayesini taşırken karşı karşıya kaldığımız sorunları birlikte aşma iradesinden bir an olsun vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Hukukun, adaletin ve yargının gücü yalnızca kanunlarla ve kurumlarla ölçülmez. Hukukun gücü en zorlu anlarda bile yurtta ve cihanda hukukun üstünlüğünü savunabilme cesaretine dayanır.”
Deniz konuşmasını “Hukuku ve adaleti cesaretle savunan tüm meslektaşlarımızın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü kutluyoruz” ifadeleri ile tamamladı.



