“10 Mayıs Anneler Günü” , “10-16 Mayıs Engelliler Günü” İki günün sorumluluğunu omuzlarında taşıyan biri var ki ; o Çankırı İnci Taneleri Özel Eğitim Engelliler Derneği Başkanı Hatice Kapdan Barak.
Görüşme talebimize olumlu cevap veren Barak ile dernek merkezinde gerçekleştirdiğimiz söyleşi samimi hava içinde geçti. Barak’ın her daim tebessüm etmesi, pozitif enerji yayması, sorularımıza içtenlikle cevap verirken konuya olan hakimiyeti işimizi kolaylaştırdı.
Ev hanımı, 3 çocuk annesi Barak’ın bir evladı otizmli. Dernek başkanlığı yanında çocukları çok sevdiği için çocuk gelişimi bölümünü seçerek akşamları Şehit Erdem Öztürk Kız Meslek Lisesi Çocuk Gelişimi Bölümüne devam edip Ahmet Talat Onay Anaokulu’nda staj görüyor. Okumayı çok seven ancak lise bölümünü tamamlayamayan Barak, 15 yıl aradan sonra başladığı akademik hayatında bu yıl 4. ve son sınıfta. Üniversite konusunda “bakalım zaman ne gösterir!” diyor.
YAŞAM MERKEZİ…YAŞAM MERKEZİ…YAŞAM MERKEZİ…
Derneği tanıtmasını isteyerek başladığımız görüşmede Barak şunları söyledi:
“Derneğimiz, öğretmen Ahmet Mükerrem Ünal’ın rehberlik ve teşviki, benim başkanlığımda 7 yıl önce kuruldu. Pandemi döneminde aktif değildik. Diğer zamanlarda tüm anneler ve destekçilerimizle elimizden geleni yapmanın çabası içindeyiz.
Omurgası annelerden oluşan Derneğimizin amacı özel bireylerimizin sosyalleşmesi, hayatın içinde daha çok yer alması, kaynaşması… Okula giden özel çocuklarımız bir süre eğitimde oluyor, mezun olan 18 yaş üstü ise boşlukta kalıyor. Herkesin amacı; eğitim, iş, evlilik değil mi?.. Özel bireylerimiz maalesef bunlardan eksik kalıyor, gerçekleştiremiyor. Onlar da hayata dahil bir şeyler yapmak istiyor, onların da hayalleri var. Çalışmak, iş en çok istekleri. Biz onları hayata bağlamak için çalışıyoruz.
Derneğimizin görünen kısmı olduğu gibi bir de görünmeyen kısmı, daha ağır durumda olan özel bireylerimiz var… Bazıları evden çıkmakta zorlanıyor, daha çok bakıma ihtiyaç duyuyor. Onlarla birlikte aileleri de sosyalleşemiyor. Bizler birbirimizi anlayarak, gönül bağıyla bağlanıp birlikte olduk. Kan bağı olan yakınımızla paylaşamadıklarımızı bizler paylaşıp, hoş vakit geçiriyoruz. Biz birlikte oldukça, konuşmakta bile zorlanan çocuklarımız arkadaş olup, iletişime geçmeye başladı. Bu şekilde epey mesafe aldık.
Bizim hedeflerimizin en büyüğü çocuklarımıza kalıcı iş imkanı ve yaşam merkezi sağlamak. Yaşam merkezini her ortamda dile getiriyoruz. Yaşam merkezi, gündüzlü bakımevi, kreş gibi… Yaşlılarımız, zor durumda olan hastalarımız engellilerimiz için ihtiyaç. Aile bütünlüğü bozulmadan, onların da hoş vakit geçireceği mekanlar olması, akşam olunca da evde aileleriyle birlikte olmalarını amaçlıyoruz. Her insanın dinlenmek hakkı. Bir aileye, bir kişiye yük binince zorlanıyor, psikolojik olarak da, vücut olarak da zorlanıyor. Onların da dinlenmesi, kendi işini görebilmesi için tüm engelli ailelerin isteği gündüzlü bakımevi. Kimse kimseden vazgeçmek istemiyor. Böylece bakıma muhtaçlar devlete de yük olmaz, aile bütünlüğü bozulmaz. Başka şehirlerde örnekleri var. Önceki valimiz M. Fırat Taşolar, valimiz Hüseyin Çakırtaş, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Ak Parti’nin desteği ile çalışmalar başladı, yer de hazırlandı. İnşallah en kısa zamanda faaliyete geçecek.” sözleri ile tüm engelli ailenin özlemini dile getirdi.
“KENDİ YAĞIMIZLA KAVRULMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Kira almaksızın hizmete sunulan, arka bölümü atölyeye çevrilen dernek merkezinde özel bireyleri ve velileri harıl harıl bir şeyler üretirken gördüğümüzde sormadan edemedik: “Dernek olarak neler yapıyorsunuz?”
“18 yaş üstü 20-30 aktif öğrencimiz var. Annelerimiz, nöbetçi anne sistemiyle çocukların başında bulunuyor. Atölyemizde galoş üretip anaokulları başta olmak üzere satıyoruz. Galoş üretmekte amacımız maddi gelir sağlamak değil. Onlar çok iş istedikleri için çalışıyor, küçük bir harçlık alıyor, böylece üretime katkı sağlamanın mutluluğunu yaşıyor, birlikte vakit geçirmekten hoşlanıyor, sıkıldıklarında müzik dinleyip, bir şeyler atıştırıyorlar.
Bu sene Nurettin Ok Halk Eğitim Merkezinde kurslarımız çoktu. Erkekler yaren halk oyunları kursuna katılarak yaran gecesinde yer aldı. Kuaförlük kursu, annelerimize el sanatları kursu açtık. İl Müftülüğü ile ortaklaşa açtığımız Kur’an kurslarımız, anne-kız olarak burada, erkekler için Diyanet Gençlik’te devam ediyor.
Anneler olarak mantı, bardakta mısır , yöresel diş bulguru yapıp satıyor, kermes düzenliyor, Tuz Festivaline katılıyoruz. Herkes elinden ne gelirse onu yapıp satarak kendi yağımızla kavrulmaya çalışıyoruz. Kurumlardan, hayırseverlerden de destek alıyoruz. Amacımız toplumda farkındalık yaratmak.” dedi.
“DÜNYANIN EN GÜZEL DUYGUSU ANNELİK”
“Anneler Günü sizde nasıl duygu uyandırıyor?” Sorumuza Barak, kendi ve engelli annelerin duygularını şöyle yansıttı:
“Annenin çocuğundan ‘anne!’ kelimesini duyması, zorluklarıyla, mutluluklarıyla her şeye rağmen, herkesin tatmasını istediğim dünyanın çok güzel, en güzel duygusu. Bazı şeyler hep annelik duygusuyla yapılıyor, annelik duygusu her şeyin önüne geçiyor.
Kader yolculuğundaki annelerimiz adına söylersek; özel birey annesi olmak daha farklı bir duygu. Örneğin, beni en çok etkileyen bir annemizin iki çocuğu var ama ikisi de ağır durumda. Anne olmuş ama hiçbir zaman ‘anne’ kelimesini duyamayacak. Anne olmak tamam ama bir de bu şekilde anne olmak çok farklı. Hani hiç büyümeyen bir çocuğunuz var gibi… Siz yaşlansanız bile annelik devam ediyor ama o büyümüyor…”
Bu hizmetlerin tek başına yapılması mümkün değil. Vefa da unutulmaması gereken duygu . Barak “ Bana destek olan babama, eşime, tüm aileme, ekip arkadaşlarıma, belediye başkanımız Sayın İsmail Hakkı Esen’e, sayın Kethüda Ailesine, sayın Fatma Yıldırım’a, ismini sayamadığım tüm kişi ve kuruluşlara teşekkür ederim.” sözleri ile konuşmasını tamamladı.



