Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, Çankırı’ya geldi. Ahmet Yesevi Caminde Cuma namazını kılan Babacan, esnaf ziyaretinin ardından Çankırı Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili İdris Şahin ile partililerin eşlik ettiği Ali Babacan, Çankırı Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Çelikten ve Meclis Başkanı Fehmi Bölükbaşı ile oda üyeleri tarafından karşılandı.
Çankırı Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Çelikten, yaptığı konuşmada, “Odamıza hoş geldiniz. Nezaket ziyaretlerinizden dolayı odamız, üyelerimiz adına teşekkür ederim. Sağ olsun genel başkanımızın ikinci ziyareti, fahri Çankırılı diyebiliriz. Çankırı’yı yakinen biliyor. Çankırı’nın ekonomik durumuyla ilgili bilgi sahibi. Türkiye ekonomi politikasını kendisi çok iyi biliyor. Tekrar teşekkür ederim.” dedi.
Çankırı’da bulunmaktan dolayı mutlu olduğunu ifade eden DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Çankırılıların bize göstermiş olduğu misafirperverlikler için teşekkür ediyorum. Kısa bir program için buradayız. Sinop’ta bir programımız vardı aslında ama Çankırı’dan geçerken de uğramamak olmazdı. Çankırı’nın bizim gönlümüzde özel bir yeri vardır. Sizlerle bir arada olmaktan memnunuz.” diye konuştu.
Cuma namazını Ahmet Yesevi Caminde kılan Babacan, hutbeyle ilgili olarak, “Cuma hutbesinin ana teması helal kazançtı. Ticaretteki helal kazanmayla siyasetteki helal kazanma konusunda aklımıza çok şeyler geldi. Ticarette çok temel konular var, doğruları söyleyeceksiniz, kimseyi aldatmayacaksınız, söz verince tutacaksınız, emanete ihanet etmeyeceksiniz gibi temel esaslar var ama bu esaslar, 13 yıl devlet yönetiminde bulunmuş biri olarak siyasette de devlet yönetiminde de aynen geçerli olan esaslar. İnsanları aldatmamak lazım. Ama ülkemizde son 7-8 yıldır artık planlı, programı işler yapılmadığını görüyoruz. Verilen sözlerin tutulmadığını görüyoruz. 2023 seçimlerine giderken sözler verilmişti, faiz inecek denmişti, ama seçimden hemen sonra faizler yüzde 50’ye çıktı. Bunlar yakışmıyor. Aldatarak seçime girmek yakışmıyor. Bir başka örnek, mülakatı kaldıracaklarını söylediler ama mülakat hala var, en büyük torpil aracı mülakat. Bir başka husus devletin açıkladıklarının doğru olması. TÜİK’in açıkladıklarına kim inanıyor? TÜİK eskiden enflasyon rakamları açıklarken bunun yanında ürünlerin fiyatlarını da açıklardı. Bundan birkaç sene önce TÜİK bu fiyatları açıklamayı bitirdi. Peyniri, zeytini ne kadardan hesap ediyor bilmiyoruz. ‘Enflasyon şu’ diyor. Açıkladığı enflasyon kadar asgari ücret ve emekli maaşlarının artışı oluyor. Eğer doğruyu söylüyorsanız enflasyon sepetindeki ürünlerin de fiyatlarını açıklayın. Siyasette devlet yönetiminde dosdoğru olmak lazım.” ifadelerini kullandı.
Babacan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“Ülkemiz çok büyük sıkıntılar yaşıyor. Farklı bir ekonomik kriz yaşıyoruz. Bir avuç insan servetini koyacak yer bulamıyor. Avrupa’nın neresine giderseniz gidin en lüks yerlerinde bizim vatandaşlarımız oturuyor. Geri kalan yüzde 95’lik kesim krizi derinden yaşıyor. Emekliler, asgari ücretliler, çiftçiler, esnaflar krizi yaşıyor.
Sanayide çalışan kişi sayısı 1 yılda 200 bin kişi azaldı. Adalete, yargıya güven şu an tarihi diplerde. En yüksek sıkıntı ekonomi, hukuk ve adalet en önemli sorun. Ülkede orta sınıf diye bir şey kalmadı. Kur korumalı mevduata ödenen 1 trilyon 300 milyar lira, bu yılın faizine ödenen 2 trilyon 50 milyar lira. Bu yıl çiftçiye ödenen para ise 130 milyar lira. Gelir dağılımı bozukluğu en önemli sorunlardan. Servet dağılımı en bozuk ülkelerden biriyiz. Nüfusun yüzde 1’i ülkenin toplam servetinin yüzde 40’ına sahip.
Yargı yoluyla muhalefet üzerinde oluşturdukları baskı, bel altı iç siyaset tartışmaları, ülkeyi yönetenlerin aklı burada. Ülkede birçok sorun varken kafayı, koltuğu korumak için muhalefeti nasıl halledeceklerini düşünüyorlar.
Ülkeyi yönetiyorsanız birinci işiniz düzgün yönetmek, sorunları çözmek olmalıdır.
Sorun çok maalesef, sıkıntı çok, hepsinin farkındayız. Vatandaşlarımızla iç içeyiz. Çok iyi nabız tutuyoruz. Çözüm de kolay. Devlet yönetiyorsanız çok iyi kadrolar olmalı. Bu ülkenin önü açık. Bu büyük ve güzel ülkemizden asla umudumuzu kesmeyeceğiz. Bu ülkenin toprağı da suyu da insanı da bu ülkeye yeter. Ayağa kaldırmaya yeter. İnşallah hep beraber başaracağız ve umudumuzu yitirmeyeceğiz.
Terörsüz Türkiye konusu Sayın Bahçeli’nin çağrısı ile başlamış bir süreç. Neredeyse 1 yıl oldu. Süreç yavaş işliyor meclis aşamasında. Örgüt elemanlarıyla ilgili planlama gerekiyor. Bunun ne olacağını bilmiyoruz. Bu iş çözülsün diye sorsanız Türkiye’nin yüzde 60, 70’i tabi ki çözülsün diyor. Ama hala kuşkular, endişeler var. Bunun tam ortasındayız, nereye gideceğini bugünden bilmemiz zor. Fakat parti olarak şöyle bir kararımız var. Bu sürecin sonunda terör sorunu çözülecekse yüzde 5 bile ihtimal olsa biz gider o ihtimali destekleriz. Bu memleket meselesi. Anneler ağlamasın, o acılar yaşanmasın diye yüzde 5 bile ihtimal varsa onu destekleriz. Ama bu süreç Suriye’de olup bitenden bağımsız değil. Orada bir yapılanma var. Önümüzdeki aylar kritik olacak. Umut ediyoruz ki çözüm olur. Bizim içimizdeki ile Suriye’de olup biten birbirinden bağımsız değil. Bu iş bozulursa bunun nedeni Suriye’deki olumsuz gelişmeler olacaktır.
CHP’li belediyelere operasyon yapılıyor. Sayıştay, devlet adına denetim yapar ve hesap, kitap işini iyi bilir. Bu sürecin baştan usulüne karşıyız. Tutuklu yargılanma istisna olmalı. Gözaltı ve tutuklama hükmün ve cezanın yönetimi haline getirilmiş durumda. Böyle bir uygulama ile karşı karşıyayız. Tutuklu yargılamalar yanlış. Eğer yanlışlar varsa bu yanlışların tamamının muhalefet belediyelerinde olup da iktidar belediyelerinde hiçbir yanlışın olmaması diye böyle bir durum söz konusu değil. Biz siyasi operasyon olarak görüyoruz. Ama dosyaların içeriğini bilemeyiz.”
Konuşmaların ardından Babacan’a İl Başkanı Beytullah Keleş tarafından İnandık Vazosu şeklinde tuzluk ile Keloğlan temalı tablo hediye edildi.



