Vali M. Fırat Taşolar’ın 1 Temmuz günü düzenlediği basın toplantısında Dedeler köprüsü olarak adlandırılan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Şehit Uhud Kadir Işık Gençlik Merkezi karşısına yapımı devam eden yaya üst geçidinin, Yamuçlar bölgesine yapılan yaya üst geçidine benzemeyeceği öğrenildi.
Basamaklardan oluşacak Dedeler Köprüsü yaya üst geçidinin, uzun yürüyüş gerektirdiği iddia edilen sıfır basamaklı Yamuçlar yaya üst geçidine gelen tepkilerden kaynaklanan kamuoyu baskısı ile basamaklı modele dönüştürüldüğü düşünülüyor.
Yamuçlar yaya üst geçidine tepkiler açıldığı ilk günlerden başlayarak dinmek bilmedi. Üst geçit projesini çizenden olur veren yetkili sosyal medyada adeta linç edildi. Çankırı’ya dışarıdan gelip video çeken ve Çankırı’da yaşamayanlar günlerce dillerinden düşürmeyip üst geçidi alay konusu yaptı. Kendilerine göre haklı olan çoğunluk karşısında üst geçidi olumlu bulanlar azınlıkta kaldığı için karşı fikirlerini ifade etme cesareti gösteremedi.
Tatlı çayın iki yakasını birleştiren Yamuçlar üst geçide; teknik yönden yapımı mümkün olmadığı, işletmesi ve bakımında yaşanan zorluklardan tecrübe edinilerek asansör koyulamadığından projenin bu şekli ile zorunlu olduğunu anlatamayan idare, polemiğe girmemek için sessiz kalınca karşı duranların haklı olduğu algılandı.
Engelli asansörünün ekonomik olmadığına örnek vermek gerekirse, Hükümet Konağı’na halk otobüsü ile gelen engellilerin kuruma ulaşımı için yapılan asansör vali Abdullah Ayaz döneminde bozulup aylarca bozuk kaldıktan sonra öylece bırakıp Çankırı’dan ayrılmıştı. Vali Taşolar’ın göreve başlar başlamaz ilk icraatı asansörü aktif hale getirmek olmuştu.
Dedeler köprüsü ile Yamuçlar köprüsü arasında ne fark var?
Dedeler köprüsü yaya üst geçidini başta engelliler kullanamayacak. Bebek arabalı aileler, pazar arabalı vatandaşlar, üç tekerlekli bisiklet kullanmak zorunda olan ileri yaşlı ve hastalar da kullanamayacak. Hamileler, ileri yaştakiler, nefes darlığı hastalığı çekenler, çocuk bisikletli aileler kullanmakta zorlanacak.
Bir vatandaşa Yamuçlar üst geçidinin başta engelliler olmak üzere sağladığı özellikleri sıraladığımda aldığım “ O zaman engelliler için yapılmış!” cevabı bana çok ilginç gelmişti.
“Herkes engelli adayıdır” sözünü hatırlatarak yazımızı, kıssadan hisse halk hikayesi ile tamamlayalım.
BABA, OĞUL VE EŞEK
Bir zamanlar bir baba ile oğlu, ellerindeki tek eşekle bir köyden şehre doğru yola çıkarlar. Yolları uzundur ve hem kendileri hem de eşek yorgundur.
Yolun başında baba eşeğe biner, oğul yürür. Köylülerden biri bunu görür ve şöyle der:
“Yazık değil mi o çocuğa? Babası keyifte, çocuk ayakta sürünüyor!”
Baba utanır, hemen eşekten iner, bu defa oğlunu bindirir. Bir başka köyden geçerken, başka biri der ki:
“Utanmaz çocuk! Babası yürüyor, o eşekte paşa gibi oturuyor!”
Yine utanırlar. Bu defa ikisi birlikte eşeğe biner. Bir sonraki durakta köylüler başlarını sallar:
“Vah zavallı eşek! İki kişi birden binilir mi? Hayvancağız ezildi!”
Baba oğul hemen aşağı iner. Bu defa eşeği yanlarında boş yürütürler. Geçtikleri başka bir yerde insanlar alayla güler:
“Salak mısınız siz? Eşeğiniz var ama yürüyorsunuz! Niye binmiyorsunuz?”
Baba durur, derin bir nefes alır. Sonra oğluna döner:
“Oğlum, gördün mü? İnsan ne yaparsa yapsın, herkesin ağzı var, konuşuyor. Sen doğru bildiğini yap, çünkü herkesi memnun edemezsin!”












YORUMLAR