Yıllar önce Genel Kurmay Başkanı Org. Kenan Evren Çankırı’yı ziyaretinde günümüzde Müze olarak kullanılan dönemin Hükümet Konağı balkonundan yaptığı konuşmaya Çankırı’nın geri kalmışlığına atıfta bulunarak “ Mum Dibine Işık Vermez!” diye başlamıştı.
Yarım yüzyıla yaklaştığımız günümüzde söz halâ geçerliliğini koruyor.
Mum dibine ışık vermediği gibi, Çankırı, gölgesinde kaldığı Ankara’nın gölgesinden de yararlanamıyor.
Ankara’da tedaviye başvuru yolu başka, Çankırı’da başka olur mu?
Yolda karşılaştığım böbrek nakli hastası, Devlet Hastanesinden geldiğini ifade ederek yaşadıklarını bir bir anlatmaya başladı.
Günümüzde tehlikeli sınıfta hızla yükselen gazeteci ile karşılaşan dertli hastamız, “Ne olur ne olmaz!” diye fotoğrafını gizli tuttuğu gibi ismini de saklamamı istedi.
Yüzde 93 ağır engelli belgesi olan vatandaş , Ankara’da hastanelerde öncelikli sırada muayene olurken, Çankırı’da sıra beklemekten şikayetçi.
Sıkıntısını “ Hasta Hakları “ birimine anlattığında ise görevli iki elini yanlara açarak “ Ne yapalım! ” diyerek not dahi almadan göndermiş.
Vatandaş daha evvel Çankırı’da öncelikli uygulamanın varlığını iddia ederek, kaldırılmasına anlam veremiyor.
Ağır Engelli kartı ile Ankara’da yaklaşık 2-2.5 saatte 10 tahlil, doktor vb işlemlerden geçebildiğini vurgulayan şikayetçinin Çankırı’da işi Allah’a kalmış…
Arzusu, kendilerine Ankara’da başka, Çankırı’da başka uygulamaya son verilmesi.
Nakil zedenin diğer şikayeti basit sayılabilecek tahlil için Ankara’ya sevk.
Çankırı Devlet Hastanesi uzun aradan sonra Nefroloji doktoruna kavuştu. Doktor olması yetmiyor, cihaz, alet edevat da lazım. Hastasınız, doktor sizden Takrolimus kan tahlili istiyor. Nerede yaptıracağınızı sorduğunuzda Ankara’yı işaret ediyor.
Aynı devlette farklı muamele…
Ankara’ya gidecek; parası, zamanı olan var, olmayan var, yol yordam bileni var, bilmeyeni var.
Siz yoksa, yaşamak için Çankırı’dan umudunu kesen vatandaşa “Üzgünüm; senin daha fazla yaşama şansın yok! İyisi mi sen Ankara’ya taşın” mı diyorsunuz.”












YORUMLAR