Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Çankırı’da ziyaret ve incelemelerde bulundu.
İlk olarak merkeze bağlı Germece köyünde kuraklıktan etkilenen tarlalarda inceleme yapan Bayraktar’a Çankırı Ziraat Odası Başkanı Nejat Gamzeli ve ilçe oda başkanları ile çiftçiler eşlik etti.
Bayraktar, burada yaptığı açıklamada, “Ülkemizde yaşadığımız doğal afetler, tarım sektörünü çok olumsuz bir şekilde etkiliyor. Kuraklık, don dolu, zaman zaman sel felaketleri, hortum felaketleri tarımsal üretime zarar veriyor. Tabii özellikle 65 ilimizde don felaketi fevkalade tesirli oldu ve birçok başta meyvemiz olmak üzere ürünlerimiz zarar gördü. Ancak don olayının yanında kuraklık da ülkemizi fevkalade olumsuz etkiliyor. Geçtiğimiz günlerde Güneydoğu Anadolu bölgesindeydim. Kuraklıktan dolayı hububat üretimi olumsuz etkilenmiş. Ve o bölgede maalesef hububat üretiminde verimlilik ve kalite kayıpları var.” dedi.

ÇANKIRI’DA KURAKLIK TEHLİKESİ VAR
Çankırı genelinde de zararın büyük olduğunu ifade eden Bayraktar, “Çankırı ilimizde de yine don felaketinden dolayı bazı ürünlerimiz, özellikle meyvelerimiz yüzde 90’lar mertebesinde zarar görmüş durumda. Ancak Çankırı’da kuraklık tehlikesi de var. Kuraklık tehlikesiyle, kuraklık tehdidiyle hububat üretimimiz de olumsuz etkileniyoruz. İşte bulunduğumuz arpa bahçesinde de gördüğümüz gibi, arpa tarlasında gördüğümüz gibi ürünlerimiz tamamen yok olmuş. Tamamen kurumuş. Yani yüzde yüzler mertebesinde zarar görülüyor.” diye konuştu.
Bayraktar, Türkiye’nin kuraklık tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, “Don felaketi 65 ilimizi etkiledi. Bahçelerde bu zararları yerinde görme imkanı buldum. Birçok üründe yüzde yüzlere varan oranda zarar var. Ama ben bir tehlikeye buradan işaret etmek istiyorum. Daha büyük bir tehlike, daha büyük bir tehdit bizi bekliyor. Türkiye kuraklık tehdidiyle karşı karşıya. Bunu göz ardı edemeyiz. Yapılan çalışmalara göre önümüzdeki yıllarda Türkiye su fakiri bir ülke olacak. Bugün bin üç yüz metreküp olan kişi başı su tüketim miktarı iki bin otuzdan sonra yapılan çalışmalara göre bin metreküpün altına düşecek. Bunun tedbirlerini şimdiden almak zorundayız. Bu sadece tarımsal üretimi değil, tarımda üretim yapan çiftçilerimizi değil, ülkemizde yaşayan bütün insanlarımızı etkileyecek olan bir afet. Suyun %77’sini tarımda kullandığımıza göre özellikle en büyük tedbiri tarım sektöründe almak zorundayız. Bugün üzülerek ifade ediyorum su zengini bir ülke olmamamıza rağmen halen vahşi sulama yapılan yerler var, bölgeler var. Hızlı bir şekilde tarımsal alanlarda basınçlı sulama sistemlerine geçmemiz gerekiyor. Basınçlı sulama sistemine geçmeyen çiftçimiz kalmamalı. Bunun dışında sulama yatırımlarını bitirmek zorundayız. Barajlarımızı kanallarla beraber bitirmek zorundayız. Çiftçimizi cazibe suya kavuşturmak zorundayız. Bugün cazibe suya kavuşamayınca çiftçilerimiz bu suya erişemeyince yeraltı sularına başvurmaya başladılar. Ama yeraltı sularını da bitirdik. Bugün yer altında maliyetle su çıkartıyoruz. Yani bunun çiftçimize ciddi bir maliyeti var. Ama buna rağmen yer altı su kaynaklarımızı da kurutmaya başladık. İşte bunu görüyoruz yer yer bazı illerimizde obruklar oluşmaya başladı. Muhakkak surette çiftçimizi cazibe suya kavuşturmamız lazım.” açıklamasında bulundu.

Sulamada kayıpların çok olduğunu aktaran Bayraktar, “Sulama randımanı yüzde 52’lerde. Yani bu ne demek? Suyu kaynağından tarlaya ulaştırıncaya kadar yarısını kaybediyoruz. Türkiye’nin buna tahammülü yok. Türkiye buna tahammül edemez, buna dayanamaz. Kanallarımızı kapalı hale getirmemiz lazım. Sulama randımanını hızlı bir şekilde arttırmamız lazım. Bu tedbirleri bugünden almazsak su fakiri ülke olduğumuzda bu tarımsal üretime daha fazla etkileyecek fevkalade olumsuz etkileyecek. Sadece tarımda iştigal eden çiftçilerimiz değil, bu ülkede çiftçilerimizin ürettiği gıda ürünleriyle beslenen, gıda güvenliğini sağlayan vatandaşlarımız da insanlarımız da bundan olumsuz etkilenecek. Türkiye’nin birçok bölgesinde bugün belki göz ardı ediyoruz, belki farkında değiliz. Kuraklık işte bugün de Çankırı’da gördüğümüz gibi hububat üretiminde kaliteyi ve verimliliği olumsuz etkiliyor.” ifadelerini kullandı.

SIKINTILARI CUMHURBAŞKANIMIZA İLETTİM
Yaşanan sıkıntıları Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ilettiğini söyleyen Bayraktar, şöyle devam etti: “Sayın Cumhurbaşkanımızla bir araya geldim. Maliye Bakanımızla, Çalışma Bakanımızla, Tarım ve Orman Bakanımızla görüştüm. Sahada gördüğüm hadiseyi sahada gördüğüm sıkıntıyı kendilerine intikal ettirdim. Kendilerine arz ettim. Çiftçilerimiz için kendilerinden yardım talep ettim. Don felaketiyle alakalı talepte bulunduğumuz, istediğimiz yardımları çiftçilerimiz için kuraklık için de istiyoruz. Gerek Çankırı’da gerek Türkiye’nin değişik illerinde kuraklıktan zarar gören üreticilerimize de yardım yapılmalı ve bunların borçları ertelenmeli. Çiftçi borçları ertelenmeli.
Çankırı’ya özellikle bugün gelmemin sebebi Başkanımızla görüştük. Çankırı’da dona, don felaketine odaklanmış durumdayız. Kuraklık şu an görülmüyor. Hâlbuki bu bölgede kuraklık hububat üretimini olumsuz bir şekilde etkilemiş görünüyor. Ve bu bahçede de gördüğümüz gibi bazı alanlarda yüzde yüze varan zararlar var. Dolayısıyla bu bölge üreticilerimize de muhakkak surette bu kuraklık afeti nedeniyle yardım yapılması lazım. Bunu da kendilerinden talep edeceğiz. Bunun dışında tabii üreticilerimizin zaman zaman haklı olarak bizden bazı talepleri oluyor. Bunu da hem Sayın Cumhurbaşkanımıza hem ilgili bakanlara intikal ettirdim. Üreticilerimiz sulama ücretlerinin çok yüksek olduğunu ifade ediyorlar. Ve 2023 yılında olduğu gibi sulama ücretlerine yüzde 50 civarında bir indirim yapılmasını talep ediyorlar. Bunu hükümetimize ilettim.”

Çiftçilerin taleplerini de ileten Bayraktar, “Özellikle önümüzdeki dönemlerde kuraklık yaşayacak olan ülkemizde çiftçilerimizin sulama ücretleri daha fazla su kullanacakları için enerji maliyetleri, sulama ücretleri artacak. Bunu şimdiden dikkate almak lazım. Elektrik fiyatlarına çiftçilerimiz indirim istiyor. Bunu kendilerine söyledim. Bu talepte bulundum. Bunun dışında özellikle çiftçilerimizin Bağ-Kur primleri çok yükseldi. Asgari ücrete bağlı olarak Bağ-Kur primleri artıyor. Çiftçilerimiz bunu ödeyemiyor. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımıza da ilgili bakanlara da söyledim iki defa. Bu primlerde hazine desteği gerekiyor. Bu primlerin aşağıya düşürülmesi gerekiyor. Bunu kendilerinden talep ettim.” dedi.

GENÇLERİMİZİ TARIMDA TUTAMIYORUZ
Bayraktar, çiftçi sayısının gün geçtikçe azaldığını, gençlerin tarımı bıraktığını aktararak, konuşmasını şöyle noktaladı: “Bir de bizi bekleyen gıda güvenliğimizi sağlama noktasında önümüzdeki yıllarda bizi bekleyen çok ciddi bir tehdit var. Artık gençlerimizi tarımda tutamıyoruz. Gençlerimizin oranı yüzde beşlere kadar indi. Hadi bugün Afganlarla, Suriyelilerle işi götürmeye çalışıyoruz. Bunlar ülkelerine döndüğünde Türkiye’de tanımsal üretimi, hayvansal üretimi kimlerle yapacağız? Bu ülkeyi kimlerle besleyeceğiz? Bugün sabah, öğle, akşam sofralarımızda bir şey eksik değilse ve bu ülkenin gıda güvenliğini sağlıyorsak çok fedakâr bir şekilde üretim yapan çiftçilerimize bunu borçluyuz. Ve herkesin bu ülkede yaşayan herkesin bu çiftçimize bir teşekkür borcu var. Teşekkür etmeleri lazım. Zaman zaman doğal afetlerle zaman zaman yüksek maliyetlerle üretim yapıyoruz. İşletmelerimiz büyük değil, parçalı. Küçük işletmelerde üretim yapmaya devam ediyoruz. Ama üretimden vazgeçmiyoruz. Zaman zaman pazarlama sorunları yaşıyoruz. Üretimden vazgeçmiyoruz. Ve bu ülkeyi beslemeye devam ediyoruz. Ama eğer üç öğün sofralarımızda bir şey eksilsin istemiyorsak, bazı gıda maddeleri eksilsin istemiyorsak bu çiftçimize sahip çıkmamız lazım. Bu çiftçimizin arkasında durmamız lazım.

Üretimin öndeki bütün zorlukları kaldırmamız lazım. Böyle bir zamanda afetlerin yaşandığı bir zamanda üreticilerimiz örgütlerini yanında görmek istiyor. Çünkü tarım sektörü göç veriyor. Yıllar itibariyle baktığımızda sadece gençlerimizi değil bakın yaşlarımızı da tutamıyoruz. Bugün tarımda yaş elli dokuza geldi. Gençlerle bu işi yapmıyoruz. Ya yaşlılarla yapıyoruz. Belki önümüzdeki yıllarda altmışın üzerine çıkacak. Ve bu insanları tanımda tutmamız lazım. Aksi takdirde gıda güvenliğini bu ülkenin sağlayamayız. Onun için biz yaptığımız bütün bu çalışmaları bu tespitleri hükümetimizle paylaşmaya bundan sonra devam edeceğiz. Sizlerin adına talepte bulunmaya devam edeceğiz. Allah böyle bir afeti bir daha göstermesin. Tüm çiftçilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Geçmiş olsun.”

Konuşmanın ardından Çankırı Ziraat Odası Başkanlığına geçerek Başkan Nejat Gamzeli ve ilçe oda başkanlarıyla görüşen Bayraktar, daha sonra Eldivan ilçesinde dondan etkilenen kiraz ve meyve bahçelerinde incelemede bulundu.

Eldivan’da bir çiftçinin bahçesini inceleyen ve burada konuşan Bayraktar, “Eldivan’da başta kiraz olmak üzere tüm meyve sebzelerde yüzde 100’lere yakın oranda zarar görmüş durumda. Bu tarımsal afetler üzülerek ifade ediyorum bitkisel üretimimizi olumsuz şekilde etkiliyor. Ülkemizde afetin sayısı da özellikle şiddeti de artıyor. Yağış ortalamaları beklentilerin altında kaldı. Nisana kadar yağış olmadı nisanda kar yağdı. Beklenmedik bir durumdu. Eldivan’daki bu bahçeyi gezdik hiç ürün yok, yüzde yüz zarar var. Çiftçi ne yapacak? Mutlaka destek verilmesi gerekiyor.” dedi.

Bayraktar ve beraberindeki heyet, bahçe incelemesinin ardından Şahin Tepesini ve daha sonra Hacı Muradı Veli Türbesini ziyaret etti.







