Havalar bir öyle bir böyle olsa da, mevsim normalleri ile birlikte sokağa taşan alkol tüketiminin çevreye verdiği zarar her geçen gün artıyor.
Alkol fiyatı cep yaksa da, sağlığa zarar verse de, inancımıza göre haram olsa da, sahte alkol üretilse de de…de… Çankırı’da alkol tüketimi hız kesmiyor.
Alkol tüketilen kapalı mekan olmadığı için -hoş olsa da gitmek her baba yiğidin harcı değil. – özellikle gençler, kırda bayırda neresini boş bulurlarsa orada tezgah açıp, çevreye verecekleri zararı düşünmeden alkol tüketip keyiflerine bakıyor… Bazen manzara seçimlerinde yaratıcılıkları hayranlık uyandırıyor.
Açık hava meyhaneleştirilen nokta çok olsa da Çankırı Şehitliği üzeri kimin aklına gelir!..
Dönemin Cumhurbaşkanı Kenen Evren ve benzer devlet adamlarının konakladığı, düğün, nişan, sünnet gibi etkinliklere ev sahipliği yapan, çevresinde stantlar kurulup sergilerin açıldığı, şimdilerde yıkık ünlü Sülün Restoran’ın çevresini ot-çöp kaplamış. Bu yetmezmiş gibi şişe, teneke kola kutusu, yakılan ocaklar, saçılan poşetin etrafa verdiği çevre kirliliği hat safhada. O kadar ki; sigara izmaritlerinden adeta deniz, kırık şişelerden göl olduğunu görünce gözlerinize inanamayacak, “kurye ile döner siparişi de mi verilirmiş!” duygusuna kapılıp “yok daha neler!..” diyesiniz gelecek.
Belediye olur , STK olur bölge önce tamamen temizlenmeli daha sonra Çankırı Şehitliği girişi üst noktasına konulacak demir bariyerler ile GECELERİ Şehitlik üzeri araç trafiğine kapanmalı. Yaya gelenleri de vicdanları ile baş başa bırakıyoruz.
Yasaklarla, cezalarla, demir bariyerlerle caydırıcı olmak mümkün değil. Kesin çözüm, her şeyde olduğu gibi; eğitim… eğitim…eğitim…












YORUMLAR