Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, 30 Ağustos 1922’de zaferle taçlanan Büyük Taarruz’un 104. Yıldönümü tüm yurtta olduğu gibi ilimizde de kutlandı.
Her sene olduğu gibi bu senede kutlama programında bir değişme olmadı. Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yılda daracık alanda yapılan ve protokolün izlediği alanda askerler bile Türk bayrağını yanlara tam açamadı.
Anadolu’nun ebediyen Türk yurdu olarak kalacağının tüm dünyaya ilanı olan Büyük Taarruzun 104. Yılı yarın kutlanacak. 26 Ağustos 1922’de Afyonkarahisar’daki Kocatepe’den başlayıp 30 Ağustos’ta Kütahya Dumlupınar’da zaferle taçlanan Zafer Bayramı’nın 104. yılı nedeniyle dün ilk tören Anıt alanında gerçekleştirildi. Anıt alanına çelenklerin konulmasının ardından ise İl valisi ve beraberinde garnizon komutanı ve belediye başkanı valilik makamında tebrikleri kabul etti.
Gerçekleştirilen programı çerçevesinde saat 11:00’de ise Belediye meydanında kutlama programı yapıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda günün önemine binaen bir konuşma yapan 28. Mekanize Tugay Komutanlığından Üsteğmen Göktuğ Deniz, Zaferin 104. Yılının tarihi hakkında bilgiler verdi.
“İşgal güçleri girdikleri her yerde adeta tarihi kinlerini kusarcasına kadınımıza, yaşlımıza ve çocuklarımıza dünyada eşine az rastlanır işkence, zulüm ve hakaretlerde bulunmuşlardır” diyen Deniz, “İşte böylesine umutsuz görünen, üzerimizde kara bulutların dolaştığı bir ortamda Mustafa Kemal Atatürk ve onun dava arkadaşları bağımsızlık meşalesini yakarak “Ya istiklal ya ölüm!” parolasıyla aydınlığa giden yolu aralamışlardır.
Artık dünyanın en kahraman, en savaşçı milletine düşen görev düşmana son darbeyi vurmak olmuştur. Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığındaki Türk kuvvetleri düşmana beklemediği bir yerden taarruza geçerek stratejik sahada düşmanı aldatmayı başarmıştır.
Avrupalıların 5-6 ayda geçilemez dediği Afyonkarahisar mevizlerini 3 günde geçerek 30 Ağustos’a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümünü imha etmiştir. Bu büyük zafer ile düşmana son darbe de vurulmuştur. Ardından icra edilen takip harekatıyla da 9 Eylül’de düşman İzmir’de denize döküldü” dedi.
Deniz son olarak ise, “İşte kazanılan zaferi muhteşem kılan unsur; harbin kadın, çocuk, yaşlı demeden milletçe topyekûn bir savaş olarak icra edilmiş olmasıdır. Bu zaferle Türk ulusunun son neferine kadar yok edilmedikçe Türk’ün istiklalinin elinden alınamayacağını; Türklerin yalnız askeriyle değil, milletiyle topyekûn olarak savaştıklarını bir kere daha ispatlamıştır.
30 Ağustos Zaferi, Türk ordusuna Silahlı Kuvvetler Günü olarak armağan edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri; ülkemizin huzur ve bekasını sağlamak, bölgemizde ve dünyada sürekli barışın tesisine katkıda bulunmak için tarihinden ve milletinden aldığı güçle, dinamik personeliyle, ulaştığı yüksek eğitim seviyesiyle, azimli ve kararlı komuta kademesiyle dostlarımızın ve ülkemizin güvencesi, düşmanlarımızın korkulu rüyası olmaya devam etmektedir.
Dünyanın sayılı askeri güçlerinden birisi olan Silahlı Kuvvetlerimiz her zaman ve her yerde, her şartta verilecek görevleri ifaya hazırdır. Milli egemenlik, milli şuur ve tam bağımsızlık esasına dayanan Atatürk ilkeleri, bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de Türk Silahlı Kuvvetlerimize rehber olmaya devam edecektir.
Bu kutsal ve tarihi gün vesilesiyle ulusça, başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere dava arkadaşları ve aziz şehitlerimiz ile ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmetle anıyor, hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, şükranlarımızı sunuyorum. Ruhları şad olsun” dedi.
Yapılan konuşmanın ardından Jandarma Asayiş Bölüğü tarafından gösteriler gerçekleştirildi. Gösteriyi görme imkanı bulan vatandaşlar tarafından büyük alkış alan gösterin ardından Üsteğmen Yakup Karabaş tarafından ‘Bayrak’ şiiri okundu ve akabinde geçit töreni yapıldı ve program sone erdi.
Tören sonrasında Vali Hüseyin Çakırtaş ve beraberindeki heyet programı yürütenleri tebrik etti.



