Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Çankırı Gazete

CHP Genel Başkanı Özel: Çankırı’yı bir başına çaresiz bıraktılar

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, “Çankırı’ya yatırım getirecek imkanları yaratmayarak; bırak yatırımı, kendisi gelmek için yol kullanılacak bağlantı yollarını, çevre yollarını 15 yıldır yapmayarak burada Çankırı’yı bir başına çaresiz bıraktılar.” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, “Çankırı’ya yatırım getirecek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, “Millet iradesine Sahip Çıkıyor” mitingleri kapsamında 2026 yılının ilk mitingini Çankırı’da gerçekleştirdi.

Belediye meydanında düzenlenen mitinge çok sayıda vatandaş katıldı. Soğuk hava ve kar yağışı altında gerçekleştirilen mitingden önce CHP Genel Başkanı Özgür Özel,  partisinin il başkanlığını ziyaret ederek partililerle bir araya geldi.

Miting öncesi alanda bulunan partinin üst düzey isimleri, çevre illerden gelen parti temsilcileri ile Çankırı il ve ilçe temsilcileri anons edilerek, alandaki vatandaşları selamladı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunduktan sonra binlerce vatandaşa hitap eden CHP Çankırı İl Başkanı Galip Ağaoğlu, “Bugün burada sadece bir miting yapmıyoruz. Bugün burada bir itirazı, bir umudu, bir değişimi haykırıyoruz. Çankırı uzun yıllardır ihmal edildi. Gençlerimiz iş bulamadığı için gurbete gitti. Çiftçimiz artan maliyetlerin altında ezildi. Esnafımız siftah yapamadan kepenk kapattı. Ama şunu bilin, bu kader değil, bu tablo değişir. Çankırı daha iyisini hak ediyor. Biz bu ülkenin kurucu partisi olarak  şunu söylüyoruz, Türkiye’nin hiçbir ili sahipsiz değildir, Çankırı üvey evlat hiç değildir. Bizim siyasetimiz koltuk siyaseti değil. Bizim siyasetimiz halkın sofrasındaki ekmek, gencin geleceği, çiftçinin alın teri, emeklini onurudur. Bugün Çankırı’da gençler diyor ki, ‘Okuduk ama iş yok.’ Anneler diyor ki, ‘Evladımın geleceğinden endişeliyim.’ Emekli diyor ki, ‘Yıllardır çalıştık ama geçinemiyoruz.’ İşte biz buradayız, bu sesleri duymaya değil sorunları çözmeye geliyoruz.” dedi.

Özel’den önce 9 aydır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mektubu okundu.

Daha sonra konuşma yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Ilgaz’ın eteğinde, Ilgaz’ın eteğinde; memleketini seven, vatanını seven, bayrağını seven, kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü seven can Çankırı! Hoş geldiniz, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.” diyerek konuşmasına başladı.

Özel, “Bundan sonra mitingler olacak mı?’ dediler, ‘Olacak.’ dedim. Yeni yılda ‘Nerede olacak?’ dediler, ‘Çankırı’da olacak.’ dedim. Dediler ki; ‘3 Ocak’ta, -4 derecede, kar altında miting mi olur?’ dediler. Dedim ‘Olmaz! Miting yaparsan olmaz, oraya kim gitse o meydan dolmaz. Ama biz mitinge değil; adalet için eyleme geliyoruz, eyleme!” dedi.

ÇANKIRI’YI BİRİLERİNİN KALESİ GÖRENLERE SÖYLÜYORUM

Çankırı’nın kimsenin kalesi olmadığını aktaran Özel, “Şimdi Çankırı’yı birilerinin kalesi görenlere söylüyorum; siyasette kale devri bitmiştir. Artık Çankırı ne onun ne bunun, kimsenin kalesi değildir. Çankırı olsa olsa milletin kalesidir. ‘Bu meydan dolmaz, olmaz’ diyenlere şunu söylüyorum; evet doğru, son seçimde Çankırı’da 1100 oy aldık. Şimdi o günden bugüne siyaseti göremeyenleri, Türkiye’deki değişim umudunu göremeyenleri, o günden bugüne bizim derdiyle dertlendiğimiz emeklinin sesini duymayanları, ezilen asgari ücretliyi görmeyenleri, unutulan köylüyü, çiftçiyi, mahvedilen hayvancılıkla uğraşanları ve hepsinin derdinden çok derdi esnafın halini görmeyenleri bu meydanı görmeye davet ediyorum, bu meydanı görmeye. Bu meydan açlığa, yoksulluğa, güvencesizliğe ve her türlü adaletsizliğe meydan okumanın, itiraz etmenin, isyan etmenin ve dayanışmanın meydanıdır. Hoş geldiniz her biriniz, hoş geldiniz!” diye konuştu.

ÇANKIRI’DAN MİLLETVEKİLİ İSTİYORUM

Çankırı’dan milletvekili çıkartmak istediklerini ifade eden Özel, “Bugüne kadar biz buranın belediyesini hiç kazanamadık. Ama dönüp de Çankırı’ya küsmedik, sırtımızı dönmedik, onu küçük görmedik. Sadece şunu dedik; ‘Bir kusur varsa bizdedir, bir hata varsa bizdedir, eksiklik varsa bizdedir’ dedik. Burada hiç belediye kazanamadık. Son milletvekilimiz Nuri Çelik Yazıcıoğlu’ydu. Allah gani gani rahmet eylesin. 50 yıldır vekilimiz yok burada bizim. Elbette hemşehrileriniz var; geçtiğimiz dönemlerde Kadir Gökmen Öğüt vardı, o da meydanda burada. Ama bu meydana bakınca ben hem İl Başkanımız Galip başkana, bütün ilçe başkanlarına, yöneticilere; yani babaevinin bacasını tüttürenlere bu meydan için teşekkür ediyorum ve önümüzdeki seçimde Çankırı’dan milletvekilimizi istiyorum artık, milletvekilimizi istiyorum.” şeklinde konuştu.

Özel, hayatını kaybeden isimleri de anarak, “Rahmetli vekilimizi anmışken, İl Başkanımızla örgütümüze teşekkür etmişken, birlikte çalıştığımız iki yıl önce kaybettiğimiz Fikret Başkan’ı da rahmetle anıyorum. Ailesine ve Cumhuriyet Halk Partisi ailesine saygılarımı sunuyorum.” dedi.

Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biz buraya aday gösteriyoruz, milletvekilimiz seçilmiyor. Belediye seçimine giriyoruz, kazanamıyoruz ama seçilenlere seçenden ötürü saygı gösteriyoruz. ‘Millet onu seçti, ben tanımıyorum’ demiyoruz. ‘Millet onu seçti; darbe yapayım, hapse atılsın, hakaret edeyim, iftira edeyim’ demiyoruz. Demokrasi kazandığın seçimden sonra belli olmaz. Demokrat mısın değil misin, seçimi kaybettiğinde belli olur.

İşte yıllarca iktidarda olup hiç kaybetmeyip bununla övünenler; 31 Mart seçimlerinde tarihlerinde ilk kez ikinci parti olunca, 31 Mart seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıl sonra birinci parti olunca, Türkiye’nin %65’ini kazanınca hazımsızlığa başladılar. Saldırmaya başladılar. Seçtiğimiz Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nu, 16 belediye başkanımızı, çok sayıda arkadaşımızı iftiralarla aldılar, gözaltı yaptılar, tutukladılar, hapislere koydular.

Buradan Çankırı’nın güzel insanlarının vicdanına seslenerek, beni demin genç yarenler karşıladı, Yaren Meclisi’nin vicdanına seslenerek söylüyorum: Tayyip Erdoğan’ı yenmek suç değildir. Seçim kazanmak suç değildir. İktidar olmak istemek suç değildir. Bu ülke padişahlık değildir. Bu ülkede birilerinin dediği değil, milletin dediği olur, milletin.

ÇANKIRI’YI BİR BAŞINA ÇARESİZ BIRAKTILAR

Son seçimde ikinci kez bu kentin Belediye Başkanı seçtiği İsmail Hakkı Esen Bey’i, AK Parti’den Grup Başkanvekili Sayın Akbaşoğlu’nu, MHP’den Milletvekili Pelin Yılık Hanımefendi’yi sizler seçtiniz, göreve geldiler. Onlara görevlerinde başarılar diliyorum. Demokrasi seçilenin yönetmesidir. Onları seçen Çankırı’ya da bundan sonraki seçimde karar değiştirip bizi seçerlerse saygı duyarız; seçmezlerse yine saygı duyarız. Demokrasi kendin kazandığında övündüğün, kaybettiğinde hiçe saydığın bir yönetim biçimi asla olamaz.

Elbette Belediye Başkanı seçildi, iki partiden birer milletvekili var ancak bu şartlarda Çankırı’nın önemli bir sorunu var; o da sorunlarını çözen de yok söyleyen de yok. Bir taraf AK Parti, bir taraf MHP olunca sorunlar birikiyor ama söyleyen de olmuyor. Örneğin Çankırı’nın en büyük sorunu küçülmek, göç vermek. Bakın Adalet ve Kalkınma Partisi ilk geldiğinde 270 bin olan Çankırı nüfusu şu anda 196 bine düştü. Yani Türkiye 60 milyondan 83 milyona giderken, %25 büyürken, %30’a yakın büyürken; burada Çankırı’da %27’lik bir küçülme var. AK Parti geldiğinde Çankırı’da olan beş kişiden biri artık yok. Çankırı’nın nüfusu %27 azalmış.

Peki neden azalmış hiç düşünen var mı? Hiç düşünmeye gerek yok. Sen Çankırı’nın öncelikle Makine Kimya Enstitüsü’nü kapatırsan, fabrikalarını kapatırsan, ilçelere açılan yüksekokullarını kapatırsan, cezaevini kapatırsan, huzurevini kapatırsan Çankırı’yı göçe zorlarsın. Çankırı’yı güçlendirecek yatırımları yapmadan, sadece kapatarak; Çankırı’ya yatırım getirecek imkanları yaratmayarak; bırak yatırımı, kendisi gelmek için yol kullanılacak bağlantı yollarını, çevre yollarını 15 yıldır yapmayarak burada Çankırı’yı bir başına çaresiz bıraktılar.

Çankırı’nın çiftçisi; AK Parti geldiği gün 1 kilo buğday sattığında 6 litre mazot alıyordu. Bunu bütün çiftçiler biliyor, bütün çiftçi büyüklerim biliyor. Oysa bugün 1 kilo mazot almak için 1 kilo buğday satmak gerekiyor. Yani 1 kiloya 6 litreden 1 kiloya 1 litreye gelinmiş durumda. Bunun için biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak söz veriyoruz; iktidarımızda Çankırı’nın çiftçisi Gazi’nin dediği gibi yeniden olacak milletin efendisi.

AKP’NİN KARA DÜZENİNİN BEŞ TANE UTANÇ MADALYASI VAR BOYNUNDA

AK Parti 24 yıldır iktidarda. Türkiye’yi nereden nereye getirdi? Bakın; yoksullukta Avrupa birincisi, işsizlikte Avrupa birincisi, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisi, yüksek faizde Avrupa birincisi, yoksullukta Avrupa birincisi. Yani beş alanda birden birinci. Beş altın madalyası yok; AK Parti’nin kara düzeninin beş tane utanç madalyası var boynunda.

Şimdi Çankırı kulağını açıp da dinlesin. Hani diyoruz ya; Türkiye’de et 1000 lira, Yunanistan’da 500 lira. Şimdi şunu dinleyin; bugün Çankırı’da kasapta 950 lira, 1000 lira olan et, Manisa’da Ferdi Zeyrek’in açtığı Halk Mandıra’da 550 lira. Bugün piyasada Çankırı’da 600 lira olan kaşar peyniri Manisa’da şu anda herkese satılıyor 230 lira. Siyah zeytin, emsal siyah zeytin dışarıda 280 lira, Halk Mandıra’da 140 lira. Dört kap sıcak yemek lokantada 250 lira, Kent Lokantası’nda sadece 50 lira. Arada ne var? Arada rant yok. Arada ne var? İyi yönetim var, halkı seven yönetim var.

Buradan açıkça ifade ediyorum: Çankırı; eti 1000 liraya değil, önce 500 liraya, sonra 300 liraya yemek istiyorsa çare bu iktidarı değiştirmektedir; Halk Mandıralarını kuran Cumhuriyet Halk Partisi’ni, halkın partisini iktidara getirmektedir.

ASGARİ ÜCRETE DE, EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞINA DA SONUNA KADAR İTİRAZ EDİYORUZ

Bugün Çankırı’da emekliler emekli maaşına kaç para olacağını bekliyorlar. En düşük emekli maaşı 20.000 liranın altında olacak, 19.800 lira falan. Bu bir sefalet ücretidir. Buradan Çankırı’nın AK Partili, MHP’li emeklilerine söylüyorum; AK Parti geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün en düşük emekli maaşı 1,5 çeyrek altın alıyor. Emekli maaşını 22.000 lira yapsalar ancak 2 çeyrek altın alacak. AK Parti’den önce 8 çeyrek, AK Parti gelmiş 2 çeyrek.

Bu AK Parti’nin kara düzenidir. Bu haksızlıktır. Bu; yıllarca çalışılan, alın teri dökülen, dirsek çürütülen, göz nuru harcanan ve devletin “Yeter sen çalışma, bugüne kadar sen bize baktın, şimdi çalışanlar sana bakacak” dediği emekliye haksızlıktır, vefasızlıktır ve vicdansızlıktır. Buradan bütün emeklilere sesleniyorum; bu iktidar sizi bitirmiştir, bu iktidarı bitirme vakti şimdi size gelmiştir.

Emeklinin %75’i en düşük emekli maaşını alıyor. Bu katlanılabilir bir durum değil. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu asgari ücrete de, bu en düşük emekli maaşına da sonuna kadar itiraz ediyoruz.

Ve biz ne yapacağız onu söylüyorum. Biz iktidar olduğumuzda, bugünkü şartlarda en düşük emekli maaşı bir asgari ücret olacak; önce bir asgari ücret. Kimse şaşırmasın, olmadık bir şey söylemiyorum. AK Parti’nin geldiği gün en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. İnanmayan dönsün o günkülere, o günkü rakamlara baksın. Bugün en düşük emekli maaşı asgari ücretin %60’ına getirildi. Bu yüzden en düşük emekli maaşı bir asgari ücret olacak.

Peki asgari ücret ne olacak? Hiç şüphe yok, bugünkü gibi açıklandığı gün -ki bu tarihte ilk kez oluyor- asgari ücret açlık sınırının altında açıklanmıştır. Açlık sınırı 30.000 liranın üzerindedir, 28.000 lira asgari ücret açıklanmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bugünkü şartlarda, bugün olsa asgari ücret 39.000 lira olacak. Söz veriyoruz.

Buradan açıkça söylüyorum: Maduro seçimleri adil ve güvenli yapmadığında, muhalefetin itirazlarına kulak kabartmadığında Maduro yanlış yapıyordu. O günlerde Erdoğan ‘dostum, kardeşim Maduro’ diyordu. Bugün Erdoğan’ın her lafını yiyip sustuğu, randevu almak için kıymetli toprak elementlerimizi feda ettiği Trump’ın Venezuela’ya darbesine, alıp da ülkesinden kaçırmasına tek kelime edememiştir. Herkes görsün ki Maduro yanlış yaparken de yanlışa yanlış diyememiştir. Bugün yanlış Venezuela’ya yapıldığında, bugün Amerika BM sistemini altüst ettiğinde de tek bir kelime edememektedir. Bir danışmanı tweet atmış, tweetini sildirmişlerdir. Erdoğan’a bir kez daha sesleniyorum; sen Trump’tan korkan, meşruiyeti onun ‘oval ofisi’nde arayan, doğruya doğru demeyen, sıkışınca tükürdüğünü yalayan bir siyasetin insanısın.

GÜYA KALENDİ ÇANKIRI, ‘İSTİFA’ DİYE İNLİYOR MEYDAN

Değerli Çankırılılar eksi dört derecede, bu kalabalıkta sözü çok uzatmadan son olarak şunu söyleyeceğim: Çankırılıların vicdanına sesleniyorum. AK Parti’yi eleştirenlerin hapse atılması doğru mu? AK Parti’ye karşı seçim kazanmak suç mu? Bakın bir iddianame çıktı ve tel tel dökülüyor, bomboş. Bütün bir yaz boyunca attıkları bütün yalanlar boş çıktı, fos çıktı. Yazın öyle dünya kadar yalan yazılırken, biz diyorduk ki ‘Getirin iddianameyi. Yargılanmak için değil, yargılamak için o iddianameyi bekliyoruz.’ Şimdi iddianame çıktı, arkasında duran yok. Tayyip Bey yaz boyu arkadaşlarımıza ‘Hırsız’ dedi, ‘Yolsuz’ dedi, ‘İddianame çıksın, insan içine çıkamayacaklar’ dedi. 3 Ocak günü Çankırı’da eksi 4 derecede insan içindeyim Tayyip Bey. Bakın ‘Birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar’ dedi. Son seçimde bin oy aldığımız memlekette on binlerle yüz yüzeyim. ‘Ailelerinin bile gözüne bakamayacaklar’ dedi, Tayyip Bey senin gözüne bakarak söylüyorum ki savcına güveniyorsan çık karşıma, TRT’den canlı yayınla. Hodri meydan. Nasıl olacak Tayyip Bey? Güya kalendi Çankırı. Kalende ‘İstifa’ diye inliyor memleket. Nerede adalet? Nerede cesaret? Haydi Tayyip Bey çık karşıma, getir sandığı. Görsün millet.

Milletimiz, bu gerçekleri çok iyi görüyor ve önüne seçim sandığı geldiği ilk anda, ülkemizi bu çürümüş iktidardan kurtarmayı özlemle bekliyor. Vakti gelmiş bir değişimin önünde hiçbir güç duramaz. İktidar değişecek, bir avuç insan çekilecek ve ülkemiz, milletin ortak aklıyla, milletin ortak çıkarlarına uygun olarak yönetilecek. Bizim siyaset anlayışımızın temeli, herkesi kendimiz gibi görmek, herkesi eşit ölçüde değerli ve saygın kabul etmektir. Hedefimiz; vatandaşlarımızı her alanda hak ettikleri adalet, hürriyet ve refah düzeyine taşımaktır.  İktidara gelince neyi nasıl yapacağımızı, belediyelerdeki başarılarımıza bakarak anlayabilirsiniz.”

 

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız