Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Çankırı Gazete
Nurettin Gani
Nurettin Gani

SAĞLIKTA HUKUK AYRICALIĞI  

Sağlık sistemimiz her ne kadar çok gelişmiş olsa da, hukuksal ayrımcılık yapılmaktadır. Dünya’daki gelişmiş ülkelere göre son yıllarda ülkemizde yapılan sağlıkta da köklü reformlar bizleri elbette gururlandırıyor. Gelişmiş ülkelere göre sağlık hizmetleri bizde %90 devlet eliyle yapılmaktadır.  Bunun elbette bu şekilde yapılması halkımızın sağlıklı yaşaması için ön koşuludur. Bu büyük bir kamu hizmetidir. Bundan böylede iyileşerek devam edecektir. Buraya kadar ki yapılanlar elbette ki çok övünç kaynağıdır. Gelelim sağlıktaki uygulanan yanlışlarımıza. Bilindiği gibi bizde başta çok değerli Doktorlarımız olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımız  657 sayılı devlet memurları kanununa tabidirler. Bunun verdiği öz güvenle verimli çalışanlar  kadar verimsiz çalışanlarımızda var. Hasta çalışan ilişkilerimizde pratikte yaşanan bir çok problemlerimiz var. Bir yerde problem varsa , mutlaka çözümde vardır. Bizde insan kaynaklarımızda ki yetişme problemlerini maalesef aşamadık. Dünya’daki TIP kanunları bizde de uygulanıyor. Örneğin; TIBBİ MALPRAKTİST var. Bu ne anlama geliyor açılımına bakalım. Türk Tabipler Birliği Etigi Kurallarında MALPRAKTİST kavramı; Bilgisizlik , tecrübesizlikten ve de hekimin hatasından dolayı  hastanın zarar görmesi şeklinde tanımlanır. Hasta ve ameliyat olan herkes bilir ki, ameliyat esnasında anestezi öncesi mutlaka hekimlerimiz hastadan imza alır. Bu ne demektir.  Ameliyat esnasında olumsuz bir durumla karşı karşıya kalınca hasta ölümle sonuçlanırsa doktor  hiç bir hukuki sorumluluğu  kabul etmez. Doktoru idari mahkemeye verdiğiniz takdirde istisnalar hariç hiçbir sonuç alamazsınız. Halk tabiriyle doktor hatasını toprak temizler.  Gelişmiş ülkelere baktığımızda bunun böyle olmadığını görüyoruz. Mesela Amerika Birleşik Devletlerinde yılda en az  doktor hatasından dolayı 17.000 hasta mahkemeye veriyor. Doktorlar ve sağlık kuruluşları binlerce dolar tazminat ödüyor. Bizde ise hemen hemen yok denecek düzeydedir. Oysaki Sağlık Bakanlığımız hasta  ve doktor haklarını açıklarken, hata ve cezalardan  bahsetmiyorum. İnsanlar suç işlediğinde nasıl suçuna göre ceza alıyorsa, sağlık suçu işlendiğinde de aynı cezaları alması gerekiyor. Türk Ceza Kanunumuzda bunun karşılığı var. Ama ne yazık ki sağlıkta bu uygulanmıyor.

Tıbbi müdahalede hasta ne kadar risk taşırsa taşısın mutlaka hastanın ameliyat ola bilmesi için hastanın izninin alınması gerekiyor. Aksi takdirde hekim bu suça ortak olur.

Tıbbi standartlara aykırı her türlü müdahale tıbbi malpraktist olarak nitelendirilir. Bu hukuki boşluğu biran evvel hem hastalarımız  hem de özverili tıp çalışanlarımız için ceza değil şifa reçetesine çevirmeliyiz.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız