Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 87. Yıl dönümü nedeniyle ilimizde anma programı gerçekleştirildi. Anıt alanında düzenlenen törende Atatürk Anıtına çelenk bırakıldı. Saat 09:05 geçe 2 dakikalık saygı duruşu ve akabinde İstiklal Marşı okundu. Göndere çekilen Türk bayrağı yarıya indirildi. Saygı duruşu esnasında ise sirenler çalındı.
Ardından, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce Selahattin inal Güzel Sanatlar Lisesi fuaye alanında Atatürk fotoğrafları sergisinin açılışı gerçekleştirildi. Saat 09:45’te ise okulun konferans salonunda anma programı yapıldı. TOBB Fen Lisesi tarafından hazırlanan anma programı iki dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. “Atatürk’ün İnsani Yönü” konuşmasını gerçekleştiren TOBB Fen Lisesi Tarih Öğretmeni Şule İzmirlioğlu, “Atamızın ebediyete irtihalinin 87’nci yılında onu bir asker, bir devlet adamı, bir inkılapçı olarak değil, her şeyden önce bir insan olarak anmak istiyorum. Onu ve devrimlerini anlamak, yalnızca zaferlerine bakmakla değil, kalbindeki insan sevgisini hissetmekle mümkündür. Çünkü Atatürk’ün büyüklüğü, vicdanındaki adalet ve kalbindeki incelikte saklıdır.” dedi.
İzmirlioğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Atatürk, savaş meydanlarında cesur bir komutandı ancak o cesaretin ardında derin bir merhamet duygusu vardı. Bir çatışma sonrasında yaralı düşmen askerleri için ‘Onlar da birer insandır, gereken yardım yapılsın’ demiştir. Savaşın en sert anlarında bile vicdanını koruyan bu söz, onun insana verdiği değeri özetleyen ifadelerinden yalnızca bir tanesidir. O, savaşın ortasında bile insan kalabilmeyi başaran, zaferi merhametle taçlandıran bir liderdir.
Zorlu savaş yıllarının ardından gelen barış zamanlarında Atatürk, aynı kararlılığı bu kez insana, doğaya ve yaşama duyduğu sevgiyle gösterdi. Doğayı yalnızca bir güzellik olarak değil, üreten bir yaşamın temeli olarak görürdü. Atatürk Orman Çiftliği, onun için bir tarım projesinden çok daha fazlasıydı; doğayla insanın kardeşliğini anlatan bir hayaldi. Sabahları dikilen fidanları kontrol eder, hayvanların bakımını sorar, çalışanlara ‘Bu topraklar da, bu canlılar da bize emanettir.’ derdi. Toprağa, ağaca ve hayvana gösterdiği özen, yaşama biçimine duyduğu saygının bir yansımasıydı.
Bir gün Dolmabahçe’nin merdivenlerinde oynayan çocukları görünce yanına çağırmış, onlara sarılmış ve ‘Beni de babanız gibi sevin çocuklar.’ demişti. Bir ülkenin kurucusu, bir baba gibi konuşuyordu. Emirle değil, sevgiyle. İşte Atatürk’ün insani yönü tam da burada gizlidir, unvanların, rütbelerin ötesinde hisseden, anlayan, sevebilen bir insan.
Atatürk, müziği, şiiri, tiyatroyu, resmi seven bir insandı. Çünkü sanatın, bir milletin kalbini diri tuttuğuna inanırdı. Bir zeybek türküsünü dinlerken halkının ruhunu hisseder, bir piyano konçertosunda geleceğin modern Türkiye’sini görürdü. Müzik onun için açık medeniyetin diliydi.
Atatürk’e göre bir milletin yüceliği, insana verdiği değerle ölçülürdü. Bu yüzden hedefi, sadece çağdaş bir devlet kurmak değil, kendine yeten, üreten, düşünen ve insanı merkeze alan bir Türkiye oluşturmaktı. ‘Köylü milletin efendisidir.’ derken, bir toplumsal tabakayı değil; emeği, alın terini, insanın değerini yüceltiyordu.
Tarihi anlamlı kılan, içindeki insandır. Atatürk’ü anlamak ise tarih kitaplarında yer alan başarılarını okumaktan öte; bir çocuğun başını okşarkenki şefkatini, bir ağacın büyümesini izlerkenki sabrını, bir öğrencinin başarısında hissettiği sevincini, bir halk türküsündeki içtenliği fark edebilmektir.
Bugün, onu anarken yalnızca ‘büyük bir lideri’ değil, aynı zamanda vicdanlı, duyarlı, merhametli bir insanı da hatırlıyoruz. Çünkü Atatürk’ün bize bıraktığı en büyük miras, yalnızca Cumhuriyet değil; insana inanma, insana güvenme düşüncesidir.
Ve işte bugün, tüm ülke yine aynı duyguda birleşiyor. O büyük sessizlik anında yalnızca bir özlem değil, Atatürk’ün bize bıraktığı değerlere yeniden sarılma kararlılığı var. Her 10 Kasım’da, yüreklerimizde aynı ses yankılanıyor: ‘Emanetin emin ellerde Atam.’
Bu duygularla, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, onun gösterdiği yolda, aynı inanç ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum. Ruhun şad olsun Atam.”
Ardından okul öğrencilerinden Zeynep Ela Çubuk, “Mustafa Kemaller Tükenmez” adlı şiiri seslendirdi.
Tankçı Teğmen Eren Tekercioğlu da Atatürk’ün Askeri Yönü konusunda bilgilendirme yaptı.
Okul öğrencilerinin hazırladığı “O An” oratoryosu duygusal anlar yaşatırken, katılımcılar tarafından beğeniyle takip edildi.
Programa Vali M. Fırat Taşolar, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Cumhur Yazgan, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mevlüt Karataş, kurum müdürleri, siyasi parti ve STK temsilcileri, askeri erkan, idareciler, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve vatandaşlar katıldı.



